Yazdır

Abesle İştigal

Yazar: Nazlı Ilıcak, Akşam Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Eğitim ağı Çağlayan Dershanesi kurulmadan önce, Van'daki, çocukların ancak % 5'i üniversiteleri kazanabiliyordu. Şimdi yarı yarıya bir yerleşim sağlanıyor. Herhangi bir Fen lisesini kazanan Vanlı 10 öğrenciden 9'u, üniversiteyi kazanan 10 kişiden 7'si, Anadolu lisesini kazanan 10 Vanlı'dan 6'sı Çağlayan Dershanesi'nin kurslarını gören gençler. Çağlayan Dershanesi'nin Muş, Bitlis, Hakkari, Erciş ve Tatvan'da şubeleri var. Bu dershanelere, lise ikide seviye tespit sınavını kazananlar girebiliyor. Anadolu liselerine hazırlayan testler ise, ilkokul döneminde başlıyor. Fethullah Gülen Hoca'nın önderliğinde kurulan ilkokulda, ikinci sınıftan itibaren İngilizce eğitim var. İlkokul, bir fen, bir dil, bir de bilgisayar laboratuarına sahip. Sınıfların mevcudu 22'yi geçmiyor. Her çocuk, ikinci yılında klavye kullanmayı öğreniyor. Dolayısıyla, çocuk, 6 yaşından itibaren iyi bir eğitim görüyor. Vanlı gençlerin başarısında; sadece Çağlayan Dershanesi değil, ilkokuldan liseye kadar uzanan, en mükemmel ve çağdaş imkânlardan yararlanan bir dizi okulun rolü var. Gençler, İstanbul'da yaşayan birçok kişinin dahi bulamadığı bir eğitim düzeyine, Van'da ulaşıyor. Serhat Fen Lisesi öğrencileri dünya matematik olimpiyatlarına hazırlanacak seviyede.

Teröre karşı eğitim

Fethullah Gülen, hayırsever vatandaşları örgütleyerek bu okulların kurulmasını sağlıyor. Güneydoğuya özel bir ağırlık vermek suretiyle, gençlerin terör batağına saplanmasını önlemeye çalışıyor. Öğretmenler, bize gençlerden aldıkları bazı mektupları okudular. Cizre'den yazan biri şöyle diyordu: "Fakir bir ailenin çocuğuyum. Daha önce ilçemizdeki okulumuz, örgütün üssü gibiydi. Okulu bitirenlerin çoğu dağlara gidiyordu. Dershane açılmadan, sizleri tanımadan ben de aynı kararı vermiştim. Dağa çıkacaktım. Ama sizleri tanıyınca vazgeçtim. Sizleri hem seviyor, hem de size kızıyorum: Hem bu dünyamı, hem de ahiretimi kurtardınız. Fakat daha önce örgüte katılıp da kaybolan insanların hesabını kimler verecek? Lütfen bu dershanenin bir şubesini Şırnak'a, bir şube de Silopi'ye açınız." Muş'tan bir genç de, şöyle yazıyordu: "Yıllarca devam eden olaylar sonucu, içimde Türkiye'ye karşı bir soğukluk vardı. Bütün Türkleri bize işkence yapan askerler gibi görüyordum. Burada bir dershane açıldı. Hocalarımızın çoğu Türk. Ama sizler bizi, inancımızdan dolayı kardeş olduğumuz için seviyordunuz. Bu hizmeti daha önce tanıyabilseydik, belki arkadaşlarımız dağa çıkmayacaktı. Allah sizden razı olsun."

İlim ve İrfan

Cemaatin okulları, Van'daki devlet görevlileri tarafından da takdirle karşılanıyor. Birçok bürokrat ve eşraf çocuğu bu okullarda okuyor. Hatta, ilk başlarda, "Sakın çocuğunu bu okullara gönderme, hacı hoca çıkar" diye uyarıldığını safiyane itiraf edenler var. Ama verilen eğitim, ilmin yanında irfana dayanan, Allah sevgisini, ana baba saygısını, vatan ve bayrağa bağlılığı öğreten bir eğitim. Aklın yanına kalbi, pozitif bilimin yanına, manevî dinamikleri koyan bir eğitim. İlkokulun duvarlarına asılı duran bazı yazıları okudum: "Cennet anaların ayağı altındadır." "Babaya saygı, Allah'a saygı demektir." "Büyük kafalar, fikirleri tartışır. Orta kafalar, olayları tartışır. Küçük kafalar, insanları tartışır." "Söz verme, borçlanırsın." Her cümlenin altında İngilizcesi de yazıyor. Ayrıca, okullarda, sigara ve içkiye karşı sıkı bir kampanya yürütülüyor. Sigaranın sağlığa zararı uzun uzun anlatılıyor.

Abesle iştigal

Görüldüğü gibi vatandaşlarımız, inandıkları önderlerin etrafında toplanarak eğitim alanında büyük hizmetler ifa ediyor. Fethullah Gülen, geri kalmış yörelerde, gençlere vatan ve Allah sevgisin, öğreterek, yoldan çıkmalarını önlüyor. Moğolistan'dan Rusya'ya, Afrika'ya kadar, her yerde, kaliteli okullar açıyor. Müslüman Türk'ün sesini oralarda da duyuruyor. Milli Güvenlik Kurulu'ndan çıkan bir dizi kararın bir tanesi, sanki bu okulların da devlete devrini öngörüyor. Buna, ne akıl ne de vicdan razı olur. Zaten kanunlar da mani olur. Öyleyse, abesle iştigal etmeyelim.