Yazdır

Valantine Day ve Fethullah Gülen

Yazar: Ayşe Önal, Akşam Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın iftarına çağrıldığımda ben de Fehmi Koru gibi bu yemeğin elli-altmış kişilik bir grupla geçeceğini sanıyordum. Ancak Polat Renaissance Otel'e girdiğim andan itibaren katılanlar ve düzenleme açısından bu tür bir iftarın Türkiye' de ilk kez gerçekleşmek üzere olduğunu anlamam zor olmadı.

Türkiye'de ilk defa bir cemaat "laik bir iftar" düzenliyordu.

Ve ilk kez bir iftarda, katılanlar ve konuşmaları demokrasi adına kaydediliyordu. Kadınlar sayıca az olmakla birlikte tessettürlü hanımların yanı sıra ilk kez bir cemaat iftarında frapan giyimli hanımlar dikkat çekiyorlardı. Ayrıca Hocaefendi'nin talimatıyla Prof. Dr. Nur Vergin ve gazeteci Nuriye Akman'ın konuşma yapması, ayrıca Prof. Nur Vergin'i gazetecilerle birlikte oturduğu masadan Fethullah Hoca'nın davetiyle kendi masasına çağırması da, Cuma dergisinin son sayısında Fethullah Hoca'ya yönelik saldırıları artırdığı gibi, Hocaefendi'nin de kadın konusunda aynı görüşü paylaşmayan İslâmî ekollere bir meydan okuma olarak algılandı. Prof. Dr. Nur Vergin'in konuşmasında "Yeni dindaşınızı aranıza alın" çağrısı gazeteciler arasında "neo-Müslüman" esprisinin yapılmasına yol açtı.

Yalım Erez'in iftara katılması Tansu Hanım'ın katılması olarak yorumlandı. Gecenin en sürpriz saati iftardan sonra Zaman gazetesi sahibi Alaaddin Kaya'nın gazeteci ve protokol konuklarını Fethullah Hoca ile birlikte küçük bir salonda çay içmeye davet etmesiyle başladı. Kanal 6 televizyonunun gencecik muhabirinin büyük bir çaba sonucu özel çay toplantısına girmesi ve Fethullah Hoca'ya "hayatında hiç aşıklar gününü kutlayıp kutlamadığını sormasıyla" tuhaf bir hava oluştu. Ancak Fethullah Gülen her ne kadar duruma uygun düşmeyen sorulardan terleyip, masanın altında bacaklarını sıkıntıyla çekiştirdiyse de, genç muhabire "Her türlü sevgiden yana olduğunu, ancak kendi hayatında böyle bir günü kutlama yaşamadığını" sabırlı cevaplarla anlattı. Çok uzun yıllar sonra medyaya özel röportajlar vermesinin konuşulması üzerine Fethullah Gülen, "Böylece beni önemli sananlar, ateş olsam cürmüm kadar yer yakabileceğimi, hiç de önemli biri olmadığımı ve boş yere telaşlanmış olduklarını anladılar" yorumunu yaptı.