Yazdır

Ramazan'la Gelen Yeni Yıl, Demirel'le Umut Dolu...

Yazar: Hüseyin Gülerce, Zaman Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Cumhurbaşkanı Demirel bir gün arayla yaptığı iki atakla 1998 yılına umutla girmemizi sağladı. Ülkemizin üzerinde giderek ağırlaşan hava dağılmaya, yaşadığımız kaosun sonu görünmeye başladı.

Demirel'in Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın "Ulusal Uzlaşma Teşvik Ödülleri Töreni"ne katılması ve burada yaptığı konuşma, törendeki muhteşem tabloyla bütünleşti ve o gece Türkiye adeta derin bir nefes aldı.

Sevgili Fehmi Koru enfes üslubuyla hepimize tercüman oldu:

"Bazen lafın çürüdüğü anlar oluyor... Nafile; artık freni bozuk bir araba gibi sürekli baş aşağı giden ve durdurulması imkansız bu kötü gidişe engel olamıyor, söyleyip yazdıklarınızın hiçbir kıymet-i harbiyesi olmadığını anlıyorsunuz. Laf çürüyor. O noktada, daha geniş bir şahs-ı maneviyi, daha hassas bir ma'şeri vicdanı temsil eden biri veya birilerinin devreye girmesi gerekiyor.

Önceki akşam yaşanan olay, ne yandan bakılırsa bakılsın, bir tür fiili duadır. O duanın kabulü duasıyla..."

Cumhurbaşkanı Demirel'in gecedeki konuşması da oldukça anlamlıydı. Demirel, "İbretli, ders dolu bir geceydi. Tarihimizin derinliklerinden gelen direktifleri hatırladık.." diyordu. "Hangi inançtan, hangi etnik kökenden gelirseniz gelin hepiniz bu yüce milletin ferdisiniz. Gelin birbirimize sarılalım. Bu istikametteki gayretleri takdirle karşıladım. Bu tören çok öğretici olmuştur. Gönül isterdi ki bu töreni Türkiye'de herkes izleyebilsin." diyordu.

Gecenin manevi mimarı muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi'nin duygu yüklü veciz konuşması Cumhurbaşkanımıza hem büyük bir övgü, hem de büyük bir destek anlamındaydı:

"Elinin, ellerimle buluşmasının onurunu ve gururunu taşıdığımı belirtmek isterim. Günümüzün en büyük devlet adamı, demokrasinin, hoşgörünün ve uzlaşmanın kahramanı Cumhurbaşkanımıza şükran plaketini değil; gönüllerimizin derinliklerinden kabarıp gelen en samimi duygularımızı bir buket yapıp sunmak isterdik."

Sayın Demirel 1997'nin genel bir değerlendirmesini yaptığı önceki günkü basın toplantısındaki ikinci atağıyla, dua yerine geçecek bu övgülerin hakkını verircesine mesajlar sundu.

Sistemin demokratik özelliğine sahip çıkan, mevcut tıkanmanın aşılması için devlet ve Anayasa reformu gerektiğini belirten Demirel'in Türk Silahlı Kuvvetleri'ni "demokrasinin ordusu" diye nitelemesi de dikkat çekiciydi.

Konuşan ve tartışan Türkiye arzusunu bir defa daha gündeme getiren Cumhurbaşkanı, bir temel düzenleme çağrısı yapıyordu.

RP'nin kapatılmasının gündemde olduğu yılın en kritik haftasında Sayın Demirel'in bu iki çıkışıyla 1998'e umutla giriyoruz.

Bu umudun yeşermesi için "haklarınıza sahip çıkın" diyen Cumhurbaşkanımızın sesine kulak verip desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.

1998'in mübarek Ramazan ayıyla başlaması, bir manevi iklimde ülkemizdeki gerginliklerin azalmasını da inşaallah temin edecektir. Gazeteniz Zaman bu ayda verilebilecek en güzel hediyeyi sunuyor: Peygamberimizin Hayatı. İlahiyatçı-yazar Salih Suruç'un Ramazan ayı boyunca elinizden düşüremeyeceğiniz bu eseri kendi alanındaki yarışmada dünya 1.'lik ödülü almış, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nca tavsiye edilmiştir.

Zaman, Ramazan ayında sizlere yeni ve güzel sayfalar hazırlamanın heyecanını yaşıyor. Hedefimiz 1 ay boyunca sizlere "yaşayan Ramazan"ı sunmak. Köyde, kasabada, kentte, ülkemizde, İslam dünyasında ve tüm dünyada yaşayan Ramazan; Zaman 2'nin bütün sayfalarına yansıyacak.

Mahmut Nedim Hazar yönetiminde arkadaşlarımızın uzun süreden beri yaptıkları çalışma, mübarek ayın ilk gününden itibaren sizlerin beğenisine ve istifadesine sunulacak.

Huzur, mutluluk ve umut dolu yeni bir yıl, ikliminden doya doya yararlanabileceğimiz bir Ramazan diliyoruz.