Yazdır

Fethullah Gülen Bey Hocam'ı, Takdir ve Hayranlıkla Dinledik

Yazar: Mustafa Yazgan, Zaman Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

16 Nisan 1997 Çarşamba günü gece saat 23:30 sularında Türkiye, "gerçek ve derin bir alim"in rahmet solukları ile nefeslendi. En az 30 yıllık gönül dostum, dava gönüldaşım, çile ve ızdırap insanı, aziz ve muhterem hocam Fethullah Gülen Bey, Kanal D ekranında tecrübeli gazeteci Yalçın Doğan'ın misafiri odu. Son derece ciddi, hayati konuları "aklı selim"in sükûnetinde, "hiss-i selim"in güzelliğinde, "kalb-i selim"in hakemliğinde tahlil, teşhis tespit, teşrih ve izah buyurdular. Mâ-âile izlediğimiz programda sevinç ve sürur ile dolduk. Takdir ve hayranlıkla dinledik.

Program süresi boyunca, kendi hislerimi, bilgilerimi, kanaatlerimi, teşhis ve tespitlerimi ve son 5 yıldan bu yana ZAMAN Gazetemiz'deki "SÜTUN"umda yazdıklarımı muhterem hocamın sözleri ile kontrol ve mukayese etmeye, yanlış ve hatalarımı yakalamaya çalıştım. Türkiye'miz ve insanlık alemi için gerçekten "alim" hüviyeti ile müstesna bir değer olan hocamın ruh, fikir, kanaat ve düşünce dünyamı tercümeden sözleri, bende "mutabakat" sevinci ve saadeti doğurdu. Rabb'ime şükrettim.

Türkiye, son derece planlı, programlı, teşkilatlı, kadrolu bir "bunalım ve gerilim stratejisi" içine sürüklenmiş bulunuyor. Bir tarafta sezilmeyen dış ve iç düşmanların "makro" boyutlu çürütme ve yıkma hedefleri, bir başka tarafta Türkiye coğrafyası üstündeki sinsi emperyalist emeller, öte tarafta İsrail'in tarihi, fanatik "arz-ı mev'ud" planları ve bunlara rağmen "iç politika"daki seviyesiz, düzensiz, gelişigüzel, keyfî gidişat, bu gerilim ve bunalımı devam ettiren temel sebepleri oluşturuyor. İşte, böyle bir zamanda "partiler ve politikalar üstü" bir "uyarıcı ses"e ihtiyaç duyuyorduk. Fethullah Gülen Bey Hocam bu müşfik sesin sahibi olarak, Türkiye'ye net mesajlar verdi. Gerilimin sebep ve saikleri, cemiyetin genel yapısı, din ve politika, istismarcı politikacılık, İslam ve şeriat, askerî darbeler, imam hatip okulları, Refah Partisi'nin yanlışları, lider sultaları ve laiklik konularında herkesin kulak vermesi, dikkatle dinlemesi gereken tespit ve ikazlarda bulundu. Bu önemli konuşmanın temel karakterlerini siz değerli okuyucularıma sunmak istiyorum.

1) Fethullah Gülen Bey Hocam, partiler ve politikaların çok üstünde, dışında, ulvi bir "ilim" makamındadır. Bu sebeple bu mesajları kimse bir övünme ve yerinme konusu yapmamalı, çirkin dedikodu ve polemiklere sürüklenmemelidir.

2) Cemiyetimiz maalesef kültür, bilgi ve görü alanlarında rüştünü ispat edemediği gibi, gerçek aydınlar kadrosuna ve demokrasinin yakıcı hürriyet, hoşgörü ve tahammül şartlarına da kavuşamamıştır. Hazımsızlık bu sebeplerle oluyor.

3) Hocamın "menfaate dayalı siyaset" dediği kavramı mutlaka "politika" olarak ayrı bir kelime ifade etmeliyiz ki, şu anda yasama yürütme ve yargıda örneği ve uygulaması görülmeyen "asıl ve temiz siyaset" kelimesinin ulvi mânâsını süfli ortamdan ayırıp, kurtaralım.

4) Herkes "şov" yaparken tahrik etmekten çekinmelidir.

5) Dinin politize edilmesi, bizzat din için zararlıdır.

6) Devlet dine sahip çıkmalı ama karışmamalı. Başkaları da dine karışmamalı. Dindar da dinini yaşarken başkalarına karışmamalı. Devlet, ciddi bir tarafsızlık bu meseleyi götürse "laiklik" problem olmaz. Tehlikede de olmaz.

7) Ahiret duygusuna ve imanına sahip bir kimsenin, yolsuzluğa göz yumması düşünülemez. Hiçbir yolsuzluk, yapanın yanına kalmaz. Yolsuzluklar ortaya çıkarılmalı ve hesap sorulmalıdır.

8) Yalancılık, münafıklığın ilk alametlerinden biridir.

9) Refahyol Hükümeti, emaneti götüremiyorsa, bırakmalıdır.