Yazdır

Bir Borcun Edası

Yazar: Mustafa Karaalioğlu, Yeni Şafak Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Haberi görmesem belki de boynumuzun borcu olan bu yazı, Ankara'nın kasvetli havasında unutulup gidecek, politika mahzeninde kaybolacaktı. Zaman Gazetesi'ndeki haberi okuyunca içim burkuldu ve Türkmenistan ziyaretinde aldığım notları, birikmiş bir sürü politika malzemesinin arasından bulup çıkardım. Haber, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin, Bangladeş'teki Özel Türk Koleji'nde öğretmenlik yaparken geçirdiği kaza sonucunda bir ayağını kaybeden Süleyman Alptekin'i ziyaretini anlatıyordu. Süleyman, yüzlerce arkadaşı gibi dünyanın çeşitli ülkelerinde sayıları 200'un üzerine çıkmış bu özel kolejlerden birisinde öğretmenlik yapıyor. Bangladeş nere? Türkiye nere?.. Somali'den Moğolistan'a, Azerbaycan'dan Türkmenistan'a, Kırım'dan Yakutistan'a kadar iki yüzün üzerinde eğitim kurumu. Liseler, hatta üniversiteler. Okulların bulunduğu şehirlerin birçoğunu haritada göstermek bile imkansız. İste, Süleyman öğretmen bunlardan birinde Dakka'da okuluna giderken geçirdiği kaza sonucunda ayağını kaybetmiş. Türkiye'de olsa belki sıradan bir kaza. Ama, Türkiye'den kilometrelerce uzakta, bir meşaleyi taşırken yaşandığında hiç şüphesiz çok anlamlı...

Hocaefendi'nin İşareti

Türkmenistan'da başkent Aşkabat ve Bayramali'de faaliyet gösteren iki liseyi ziyaret etmiştik. Aşkabat Turgut Özal Türkmen-Türk Lisesi, benzerleri gibi bölgede iş yapan ve birçoğu da sadece hizmetin yayılması için Türkiye'den hicret etmiş insanların himayesinde eğitim veriyor. Tabii ki, hepsi Fethullah Gülen Hocaefendi'nin direktifleriyle. Başkent Eğitim Şirketi'nin Müdürü Seyit Enver'in verdiği bilgiler, inanılır gibi değil! 1992'de kurulan okulun öğrencileri kısa sürede Türkmenistan birinciliklerinden dünya birinciliklerine kadar birçok madalya kazanmışlar. Ve, insanı duygulandıran, gururlandıran sözler: "Burada tabii ki kendi öğrencilerimizin başarısı için çalışıyoruz. Yarışmalarda bazen Türkiye'deki okullarla karşı karşıya geliyoruz. Bu konuda onlar bizim rakibimiz..."

Okula destek veren işadamlarından Mustafa Fidan, "Çalışmaların meyvelerini gördükçe şevkimiz artıyor." diyor. Bizim de moralimiz artıyor doğrusu. Dünyanın bir ucunda, devletin yapamadığını yapmaya soyunmak ve bunda da başarılı olmaktan daha moral artırıcı ne olabilir? Aynı manzaralar Bayramali Türkmen-Türk Lisesi'nde de tekrarlanıyor. Ki okulda da büyük bir ilgi ve misafirperverlikle karşılandık. Öğrenciler, öğretmenlerin göğsünü kabartan temsiller verdiler. Onlar da ülkede yüzbinlerce öğrencinin ulaşamadığı kalitede, sıradışı bir eğitim aldıklarının farkındalar. Herhalde, geçtiğimiz ay ABD'de kurulan bilgisayarla eğitim yöntemleri fuarı gezilip satın alınan son tanıkların 15 gün içinde uygulandığı bir okul Türkiye'de bile yoktur. Türkmenistan'da bu iki lise gibi standart ustu birinci sınıf eğitim veren tam 13 lise bulunuyor. Bir de üniversite var. Bu okullarda Türkmen, Rus ve Türklerden oluşan toplam 2632 öğrenci eğitim görüyor.