Yazdır

Çocuklar ya Okula ya Dağa!

Yazar: Nevval Sevindi, Yeni Yüzyıl Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

Küçük esnafı yoğun olan kentte herkes gönlünden kopanla eğitimin pesine düşmüş. Zengin işadamları 50 milyarlık okul arsası bağışlayıp göl kıyısında modern bir mekan oluşturmuş. Serhat İlkokulu, Anaokulu, Özel Halime Hatun Kız Lisesi, Fen Lisesi'yle Van'ı şenlendiren projenin ana destekçisi Fethullah Gülen cemaati.

Özel Serhat Lisesi Müdürü Abdullah Özer anlatıyor: "Okulun finansman ihtiyacı çıkarılır ve onu öğrenci sayısına bölerek o yıl ödenecek parayı buluruz. Çok zeki olan köy çocuklarını işadamları okutuyor. Örneğin kırtasiyeci Ömer beyin iki öğrencisi var."

Ömer Bey mahcup önüne bakıyor ama gözleri pırıl pırıl ve bu katkıları daha kaliteli bir yaşam için yaptıklarını anlatıyor. Onlar hak ettikleri eğitimi, çağdaş yasamı ve demokrasiyi talep ediyor. Gazete bayiliği yapan bir bey 2400 satışla Yeni Yüzyıl'ın en çok satan gazete olduğunu gösteriyor listede.

Serhat liseleri sayesinde Van, tarihinde ilk kez üniversite sınavlarında Türkiye ikinciliğini, Serhat Lisesi de yüzde 55 ile birinciliği almış. Bununla gurur duyuyorlar.

Sevginin Gücü Terörü Yendi

Özel Serhat Lisesi'nin temelini atan ve sekiz yıldır deliler gibi koşturup duran, bölgede gitmedik yer bırakmayan Bahattin Karakaş, okul müdürlüğünde devir teslim yapmış. Çocuklar onu görünce çılgınca alkışlıyor ve sevgilerini üstüne boca ediyorlar. Bahattin Bey Kürtçe, Arapça ve Farsça konuşuyor. Bölgeyi çok iyi tanıyor. Çok yasamış, çok görmüş. "İnsanlığın ve şarkın en büyük düşmanı cehalettir, fakru zarurettir ve ihtilaftır." diyen Bahattin Bey okula gelen PKK'lı iki öğrenciyle yasadığı ilginç "macera"yı anlatıyor. Kürtçe konuşarak onlarla yakın ilişki kurmuş, dertlerini dinlemiş. Onları yedirip içirip yatırmışlar. Ama bu iki çocuk on beş gün boyunca her turlu saldırganlığı yapmış. Camları kırmışlar, eşyaları tahrip etmişler. Sonradan ortaya çıktığına göre amaçları müdürü kızdırmak ve sonunda yiyecekleri bir tokat ya da kovulma sonucu, "İste Türkler bize böyle davranır" diyebilmekmiş. Oysa hep sevgiyle yaklaşılan çocuklar sonunda dayanamayıp söyle konuşmuşlar: "Bizi öyle doldurmuşlardı ki sizden nefret ediyorduk. Okulu yakmak için gelmiştik, ama içimizden gelmedi. Şimdi geri dönüp onların yüzüne öyle tüküreceğiz ki sesini Van'dan duyacaksınız!"