Yazdır

Mürteciye Bakın

Yazar: Uğur Dündar, Hürriyet Tarih: . Kategori 1999 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Polis camiası şu günlerde "Fethullahçılar Raporu"nu konuşuyor. Hafta içinde basına sızdırılan rapor, Ankara'da hazırlanmış. Raporda 84 üst düzey emniyet görevlisinin, Fethullah Hoca olarak bilinen Fethullah Gülen'le bağlantılı olduğu ve bu kişilerin rejim aleyhtarı faaliyetlerde bulundukları belirtiliyor.

Fethullahçı Suçlaması

Emniyet teşkilatında büyük huzursuzluğa neden olan ''Fethullahçılar Listesi'' dikkatlice incelendiğinde, son dönemde mafya ve çetelerle mücadelede, eşi görülmedik başarılara imza atan bazı polis şeflerinin adlarının, rapora monte edildikleri anlaşılıyor.

Bunlar arasında hemen göze çarpan isimler Organize Suçlar ve Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Emin Arslan ve onun yardımcılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi Müdürü Adil Serdar Saçan...

Şimdi de ''Fethullahçılar Raporu''na adları bilinçli şekilde monte edilen bu kişilerin son iki yılda gerçekleştirdikleri operasyonlara şöyle bir bakalım:

Başarılı Operasyonlar

Sedat Peker, Sedat Şahin, Ayvaz Korkmaz, Alaattin Çakıcı, Kürşat Yılmaz ve Adnan Öcal'ın yakalanmaları ve çetelerinin etkisiz hale getirilmesi.

Ünlü eroin kaçakçılarından

Hüseyin Baybaşin ve Escobar Ramazan'ın uluslararası işbirliğiyle yakalamaları, ayrıca Sarı Avni'nin Altınoluk'ta tutuklanması.

Halkı dolandıran ''Titan''cıların yakalanarak adalete teslimi.

Flash TV baskınının gerçek faillerinin bulunması.

İstanbul nüfusunun yarısını öldürebilecek boyutta zehirli gazın ele geçirilmesi ve sanıkların yakalanması.

Tefeci Nesim Malki cinayetinin yıllar sonra çözülmesi ve sanıklardan bazılarının yakalanması.

Kumarhaneler Kralı Ömer Lütfü Topal'a ait kumarhanelerde gerçekleşen kanun dışı eylemlerin belirlenerek, adeta bir cephaneliği dolduracak sayıdaki silahların bulunması. Topal'ın oğlu Murat Topal ve suç ortaklarının Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne sevkleri.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bazı şirketlerde gerçekleştiği öne sürülen yolsuzluk ve vurgunların üstüne gidilmesi ve çok sayıda sanığın adalete teslimi.

Tele-kulak çetesi operasyonu.

Türkiye Kalkınma Bankası'nın trilyonlarını batırdıktan sonra yıllarca kaçak yaşayan Özal Baysal'ın, Emlak Bankası'nı Kemal Horzum'la birlikte dolandırmaktan hüküm giyen Fikret Öngen'in, ''Bahçelievler Katliamı''nda 7 Türkiye İşçi Partili gencin öldürülmesinden hükümlü Haluk Kırcı ile Ünal Osmanağaoğlu'nun yıllar sonra yakalanmaları. Özetle toplam 170 başarılı operasyon.

Karalama Yöntemi

Yüksek enflasyon, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve işsizliğin çökerttiği sistemde, kanserli hücreler gibi çoğalarak toplumu ve kamu düzenini tehdit eden çetelerle mafyaya karşı büyük başarılar sağlayan bu ekip, şimdi karalanarak pasifize edilmek isteniyor. Karalama yöntemi de konjonktüre uygun olarak seçilmiş: Fethullah Gülen cemaatinde yer alıp irticai faaliyette bulunmak. Yani rejim için tehlike ve tehdit oluşturmak. İddia çok vahim.

Bu ağır ithamları kaleme alanlara sormak gerekir: Siz devletin polisi olduğunuza göre, irticai faaliyette bulunduğunu belirlediğiniz Fethullah Gülen'i, bugüne kadar niçin yakalayıp sorgulamadınız? Bu çok önemli olguyu, bazı başarılı meslektaşlarınızı töhmet altında bırakacak raporlarla nasıl sınırlı tuttunuz?

Şer Güçlerin Oyunu

''Maymuncuk'' lakaplı Fikret Öngen'in, yaklaşık 10 yıl ağır hapis cezası almasına karşın, izini kaybettirerek yıllarca kaçmayı başardığını, bu sütunlarda kamuoyuna duyurmuştum. Daha sonra gerek Ankara'daki Organize Suçlar ve Kaçakçılık Dairesi Başkanı Emin Arslan, gerekse İstanbul Organize Suçlar Şubesi Müdürü Adil Serdar Saçan müthiş bir takiple ''Maymuncuk Fikret''i yakalamayı başardılar. Ardından ''ARENA''da konu ettiğimiz diğer ünlü kaçakçıların üstüne gidildi. Bu operasyonlar sırasında, onların ne kadar özverili ve titiz bir çalışma sergilediklerine yakınen tanık oldum. Dahası, mesleğini böylesine seven başarılı insanlara hayranlık duydum.

Ancak çok geçmeden cadı kazanı kaynamaya, İstanbul'da eskisi gibi at oynatamayan karanlık güçler, bu ekibe karşı cephe oluşturmaya başladılar. Mesut Yılmaz, 55. Hükümet döneminde karaparayla beslenen şer cephesinin ataklarını püskürtüp, yıldızlaşan polis ekibinin arkasında durmaya devam etti. Baskıları onlara hissettirmeden göğüsledi.

Yeni hükümetin kurulduğu şu günlerde taşlar yeniden yerinden oynatılmak isteniyor. Konjonktüre en uygun karalama malzemesi olan irtica senaryosu gündeme getiriliyor.

Başarılı Polis

İddiaları öğrenince mürteci damgası vurulmak istenen Adil Serdar Saçan hakkında bir araştırma yaptım. Ulaştığım bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Adil Serdar Saçan, Polis Akademisi'ni birinci olarak bitirdiği gibi, hem kolejde, hem akademide, Atatürkçülük kolunu, tam yedi yıl süreyle yaşatan üç öğrenciden biri. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmekle yetinmeyip, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde yüksek lisans ve doktora yapmış. Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde terör, psikolojik harekát ve olay yeri inceleme kursları görmüş. Devleti temsilen Finlandiya ve İsviçre'de bulunmuş. Birikim olarak İstanbul Beylikdüzü'nde bir kooperatif evi ve devletin verdiği iki tabancadan başka hiçbir mal varlığı ve parası yok. Eşinin de gayrimenkulü ve bankalarda parası bulunmuyor. Buna karşılık bugüne kadar hep 100 puanlık sicil almış. İstanbul'da sergilediği başarıları ise ortada. Üstelik adli ve idari ceza almadığı gibi, irtica soruşturması da geçirmemiş.

Şimdi de kalkmış birileri ona ''mürteci'' diyor.

Ayıptır, ayıp...

Yeni İçişleri Bakanı Sayın Sadettin Tantan'ı yürekten kutluyor ve bu başarılı ekibe sahip çıkacağına inanıyorum.