Yazdır

Mütebessim Başkan ve Gülen

Yazar: Selçuk Gültaşlı, Zaman Tarih: . Kategori 1999 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

İran'ın mütebessim Devlet Başkanı Muhammed Hatemi geçen hafta Papa ile görüştü. İslam Devrimi'nden bu yana dünyanın en radikal İslam devleti olarak nitelendirilen, çoğu kez de bu nitemeleyi haksız çıkarmayan İran'da önemli değişiklikler oluyor. İmam Humeyni'nin ve selefi Rafsancani'nin tersine sürekli mütebessim bir çehreyle İslam'ın hoşgörü yönünü göstermeye çalışan Hatemi, devrim yıllarının 'çatışmacı' retoriğini terk etmeye çalışıyor. En büyük engeli de dünyadan bihaber, devrim artığı mollalar. İnsanlığın nereye doğru seyrettiğinden habersiz mollalar, İmam Humeyni adına Hatemi'ye karşı çıkıyorlar, "Yanlış yapıyorsun. Kafirlerle neden bir araya geliyorsun. Haçlı seferlerinin mesulü Papa'yla nasıl görüşürsün" türü pest-paye görüşlerini ısıtıp ısıtıp serbest dolaşıma sokuyorlar. Zira Hatemi tabuları yıkıyor, mollaların meşruiyet zeminini sarsıyor.

Haber ajansları, Hatemi ile Katolik aleminin lideri Papa John Paul arasındaki 25 dakikalık görüşmenin son derece sıcak bir ortamda geçtiğini, hatta hiç beklenmedik şekilde iki liderin öpüştüğünü bildiriyorlar. Papa ile görüşmesini 'hayati' olarak nitelendiren Hatemi, "Barış içinde birlikte yaşayalım. Allah'ın hakkını koruyalım." demiş. 1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana Batılı bir ülkeyi ziyaret eden ilk İran devlet başkanı olan Hatemi, İtalya'daki temasları sırasında sık sık 'medeniyetler arası diyalogdan' bahsetmiş; ancak hoşgörü ve karşılıklı bir anlayış ile insanlığın huzur içerisinde yaşayabileceğini söylemiş.

Aynı Hatemi, birkaç ay önce, kimi zaman Büyük Şeytan'ın sözcüsü olmakla itham edilen, çoğu zaman da ABD kültür emperyalizminin 'keşif kolu' olmakla suçlanan CNN'e verdiği uzun mülakatta da aynı fikirlerini serdetmişti. İran asıllı CNN muhabiri Christian Amounpour'un gazetecilik dürtüleriyle daha çok somut cevaplar almaya matuf sorularına Hatemi, sırtını büyük bir medeniyete ve birikime dayamış olmanın özgüveni ile geniş ölçekli cevaplar verdi, Amerikan halkına seslendi. Amerikalıların şahsında Batı medeniyetini öven Hatemi, medeniyetler arası çatışmaya müsamaha edilemeyeceğini, İran'ın sorununun ABD yönetimi ile olduğunu; ama her hal ve şartta Batı ile bir çatışma atmosferi içinde ilişkilerin sürdürülmesinin insanlığın zararına olacağını söyledi. Kısacası Hatemi, içeride bütün meşruiyet ve gücünü ancak ve sadece 'dahili ve harici mevhum düşmanların' tehditleri üzerine kuran mollalara prim vermedi, vermiyor. Başta İran halkı sonra da insanlık için 'iyinin' hoşgörü ve diyalogdan geçtiğini savunuyor. Hatemi'nin bu tavrı medeniyetler arası çatışmayı, kin ve nefreti; sevgi, diyalog ve hoşgörünün yerine ikame etmek isteyenleri büyük bir inkisar içerisinde bırakıyor.

Hatemi'yi iktidara geldiği günden bu yana takip eden insanlar İran Devlet Başkanı'nın savunduğu fikirlerin uzun bir süredir Türkiye'de bir din adamı tarafından seslendirildiğini fark ettiler mi? Ben bunu merak ediyorum. Fethullah Gülen uzunca bir zamandır ABD ile çatışmanın bir anlamı olmadığını, demokrasiden geri dönülemeyeceğini, medeniyetler arası diyaloğun Soğuk Savaş sonrası dönemin en önemli sloganlarından biri olan 'barış içerisinde bir arada yaşama' prensibi için gerekli olduğunu söylüyor.

En önemlisi de devlet başkanı olmadığı halde Hatemi'den yaklaşık bir yıl önce Papa ile görüşüyor. Bu görüşme de çok samimi bir ortamda geçiyor; Papa, Fethullah Gülen'in uzun uzun ellerini tutuyor. Fethullah Gülen de yaklaşık bir yıl önce Papa'ya hemen hemen Hatemi'nin söylediklerinin aynısını söylüyor. Dünya barışından, dinlerarası diyalogdan söz ediyor. İslam'ın yanlış anlaşılmasında en büyük hatanın Müslümanlara ait olduğunu vurguluyor. Fethullah Gülen'in 'kavlen' dile getirdiğini, İran Devlet Başkanı, Papa'yı ziyaret ederek 'hal'en' söylüyor. Gülen'in ziyaretinin ardından Türkiye'deki gayri resmi ama kadrolu mollalar da birtakım arkaik sloganlarla tarihi görüşmeyi takbih ederek, 'mollalığın' evrensel olduğunu, değişime direnen İranlı resmi mollalardan hiçbir farkları olmadığını teyit ediyorlar.

Fethullah Gülen ile Muhammed Hatemi'nin 'medeniyetler arası diyalogda' birleşmeleri tarihi bir vakıa. İkisinin de girişimi resmi ve gayri resmi mollalara rağmen desteklenmeli.