Yazdır

Haksızlık Bu

Yazar: Resul Tosun, Millî Gazete Tarih: . Kategori 1999 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Fethullah Gülen Hocaefendi aleyhindeki kampanya devam ediyor. Hayatını halkı irşad ve eğitime teşvike adamış ve devlete de kesinlikle talip olmadığını açık sarih ifade etmiş ve bunu kanıtlamış biri hakkında devleti ele geçirme iddiası hiç mi hiç inandırıcı değil. Dindarlara karşı yapılan baskıların tamamında baskıcılardan yana tavır koymuş bir şahsiyet için devleti ele geçirme iddiası ikna edici olmaktan çok uzak. Dindar kesimden, kesintisiz yasasına destek veren tek isim olmasına rağmen, devleti ele geçirmek gibi bir iddia ile yargısız infaza tabi tutulması ona karşı büyük bir haksızlık oluyor. Diyanet "Allah'ın emridir, açılmaz" diye fetva verirken, "okula devam etmek için gerekirse başın açılacağı" fetvasıyla başörtüsü direnişini kırmış bir şahsiyet nasıl devlet düşmanı olur? Demirel'den Ecevit'e ve hatta Cumhuriyet yazarı Atatürkçü Toktamış Ateş'e bile hoşgörü ödülü verirken dindar cemaatlerden hiçbirini yanına yaklaştırmayan ve laikliğin bu millete Allah'ın bir nimeti olduğunu televizyondan ilan eden bir kişi nasıl devlet düşmanı olur?

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin tüm siyasi partilere eşit mesafede olduğu ama "laikliğe karşı odak oluşturduğu" gerekçesiyle kapatılan Refah'a daha uzak olduğunu alenen ilan etmişken nasıl olun da devleti ele geçirmek gibi bir itham ile karşı karşıya gelir?

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin, sürekli sistemle iç içe olmuş, sistem karşıtı gördüğü her hareketten uzak durmuş irşad ve eğitime teşvik görevi ifa etmiş bir müstesna insandır. Devlet bence Fethullah Gülen'i sisteme bağlılığı sebebiyle ödüllendirmesi gerekir. Ödüllendirmesi gerekirken idam talebiyle yargılanmasının gündeme gelmesi sisteme hizmet edenlerin sisteme olan güvenlerinin zedelenmesini yol açmaz mı?

Elimde İslam Faşizmi isimli bir kitap var. Bugünlerde onu okuyorum. Orada polisin takviye edilmesini orduya karşı alternatif silahlı kuvvet olarak çıkarma gibi saçma bir iddia yer alıyor. Evvelki günkü Sabah gazetesi de birinci sayfadan verdiği haberde benzeri ifadeler kullanmış. Polisin Fethullahçıların elinde olduğu ve orduya karşı alternatif bir güç oluşturduğunu saçmalamış. Şimdi ben bu iki ifadeyi yan yana koyduğumda hemen, polis içinde yapılacak bir operasyon için acaba böyle bir senaryo mu oynanıyor diye geldi aklıma. Eğer gerçek amaç buysa kabak Tantan'ın başına patlayacak demektir. Ama bence amaç daha değişik. Ne olduğunu bekleyip göreceğiz, lakin bu kampanya ile Fethullah Gülen Hocaefendi'ye çok büyük haksızlık ediliyor.