Yazdır

Medyalarım, Kargalarım ve Ben!

Yazar: Ferhat Barış, Zaman Tarih: . Kategori 1999 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Hey gidi gözünü sevdiğimin Kırca Ali'si. Sonbaharındaki Hikmet Çetinkaya'yı bile gaza getirdin. Pazarları sağdan soldan çalıp çırpmayla yazdığı börtü böcükleri bile unuttu adamcağız. Şevk ile bir daha oturdu yazı makinesinin başına, başladı 'sav'maya. Adam ne bulsa 'sav'lıyor bilader! O da senin gibi boy boylayacak, soy soylayacak. Al işte bak dünkü manşetine. Gittim, Mısır Çarşısı'nın aşağısından karga aldım bir grup, gülsünler diye. Artık sen ağzınla mı gülersin yoksa tebessümü başka yerlere online havale mi edersin bilemiyorum... 'Avrupa Gözlemevi' diyor Çetinkaya, 'rapor hazırladı ve Fethullah Gülen'i uyuşturucu kaçakçılığıyla suçladı...' Ya! Buyur burdan yak. Hayatı Cumhuriyet binası ve evinden başka bir yerde geçmeyen Çetinkaya, Avrupa Gözlemevi diye bir yer bulmuş, üstelik son moda bir de rapor. Bu gözlem evleri ile gözleme evleri iyidir be Hikmet abi. Bir de demleme evi var, onu da bilirsin. Ağustos öncesi tiritleri iyi gidiyor. Bakın gözleme evinin raporu ne diyor: 'Özellikle Fethullahçı olarak bilinen gurup, eroin ticaretinden elde ettiği paraları, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez Ülkeleri'nde aklayıp, Orta Asya Cumhuriyetleri üzerinden Türkiye'ye geçiriyorlar..' Vallahi az demiş raporu hazırlayan kaynaklar. Esasen Körfez Ülkeleri'nden kalkan bu ak pak paralar önce Bankong'a, ardından İtalya'ya götürülüp gondola bindiriliyor, sonra beyni yıkandıktan sonra Amerika'da Ilımlı İslam ile terbiye ediliyor, peşinden Işık Evler Sosu'na bandırılıp yeniliyor. Oldu mu Hikmet abi! Saygılar abi, yarasın! Kargaların alkol almasıyla ilgili bir düğme var mı acaba?

Sevgili kargalarıma da sıkı durmalarını söyledim, şimdi yazacağım haber Radikal'de yayınlandı: 'Merkezi Honnover'de bulunan Aşağı Saksonya Demokratlar Kültür Merkezi, Başbakan Bülent Ecevit'ten, Gülen'den aldığı Hoşgörü Ödülü'nü iade etmesini istedi...' Şimdi bu Aşağı Saksonyacı kardeşlerimizi kırmak olur mu sayın başbakanım? Bakın üşenmemişler Aşağı Saksonya Kültür Merkezi kurmuşlar, bunu bir de demokratlıkla harmanlamışlar. Şimdi bunların dediğini yapmazsanız, bu sefer yukarı Saksonyacılar alınır. Memleketin yeterince sorunu var bir de Saksonya sorunu çıkarmayalım. Buraya yazıyorum ben. Demedi demeyin.

"Tetikçilik yürek ister" gizli önermesiyle iş yapan çekirge kumpanyasına ayrı bir muhabbetim var benim. Onları daha bir özenle, itinayla okuyorum, saklıyorum. Dün bir yazarları o kadar 'hoş' bir anekdot aktardı ki. Tam bir 'secaat arz ederken sirkatin serdeyler' geyiği. Şimdi bu yazar abimiz 80 öncesi hızlı militanmış, devleti, bulamayınca solcuları yıkıp, yakıyomuş. Ara sıra da Fethullah Hoca'nın vaazlarına gidiyormuş. 'Ben ağlamıyordum; ama ağlayanları görüp ilginç buluyordum.' anlamına gelen cümleler çiziktirmiş. Adam Fethullah Hoca'ya bir tekme de kendi hesabından atmak için terörist ve devlete karşı olduğunu söyleyebilecek kadar zihinsel özürlü anlayacağınız. Saygı Öztürk bu sefer tam bir 'tetikçilik' yapmış. Liste yayınlamış Polisteki Fethullahçılar diye. Bu ne biçim bir gözü dönmüşlüktür anlayabilmiş değilim. İçerde ise Saygı Abimiz tam anlamıyla uçmuş. Mesut Yılmaz'ın da ifadesiyle 'kasetleri sızdırdığı' gerekçesiyle 'kovulan' Adem Demir'e arka çıkarak, arkasındaki güçler hakkında ipucu veriyor. Saygı Abimize kalırsa 'telekulakçı' Demir bir masum ki sormayın. Kuzu kuzu. Saygı, gözü dönmüşlüğün iler boyutunu o kadar yaşıyor ki, Demir ve yaptığı yasa dışı iş hakkında Sedat Ergin'in Hürriyet'te 13 haziranda yazdığı yazıyı bile unutuvermiş. Ne de olsa 'Öyleyse öl Fethullah' sendromu. Olay abartılmaya başlandı ya, artık yakalanan cepçiler, oto teyp hırsızları bile birer Fethullah Gülen mağduru rolüne bürünüp Çekirge ekibi tarafından at nalı puntolarla manşete taşınabilirler.

Bir de Fevzi Hepşenkal ağabeyimiz var, ona dokundurmazsak haksızlık etmiş oluruz. Bu Hepşenkal'an abimizin kafası öyle dehşetengiz entrika ve dümen varyasyonlarına basıyor ki, Fethullah Gülen ile Adı Aylin kitabı arasında neredeyse iyonik bağ kuracak.. Fethullah Gülen, Kasım Gülek ile iyi dostmuş da, Tayyibe Gülek, Kasım Gülek'in kızıymış da, Aylin, Tayyibe'nin kuzeniymiş de, babaannem nasıl dedem olurmuş da vs. Neyse aleyhine fazla yazıp canını sıkmayalım, bizimle de 'İnce Memed' arasında bağıntı kurar yoksa. Sen hep şen kal oldu mu Fevzi abimiz? Kargalarıma bakın nasıl da katıla katıla kabardılar!

İlker Sarıer'i okum da bir o kadar keyif verici. Bir yazı dizisi hazırlamış, genel düzey Sarıyer-Beşiktaş minibüslerindekine denk. Tekel, keyif veren maddelere zamları basa dursun, İlker abi yetişiyor imdada. Dün Fethullah Gülen ile, zaman gazetesinin promosyon olarak verdiği Rüya Tabiri Ansiklopedisi'nin içeriği hakkında bağıntı kurmuş İlker abi. Nedense rüya tabirlerinde hep 'cinsel uzuvlarla' ilgili bölümlere takmış kafasını. Tabii gönlü tabirde olanın aklı rüyada oluyor. İlker abi dua et, kafasına senin gazetenin promosyon olarak verdiği kadın çorabından takmış bir soyguncu çıkmasın ortaya. Senin patron ile soyguncu arasında öyle bir genetik kodlama yaparım ki beşinci hamura 'kaktırdığınız' Temel Britanicca bile kurtaramaz vaziyetinizi. Kargalarım yoruldunuz mu? Midyat Seyfo gülün!!!

AHA! Fatih, Ali, Can, Hikmet abilerimiz.. Her ne kadar himmet eyleseniz de karanlığa, savcı idam istemedi... bakın kargalarımın gagasında ne var? Mebzul miktarda şap. Buyrunuz oturunuz, çekinmeyiniz!!!