Yazdır

Polis ve Emniyet

Yazar: Mustafa Karaalioğlu, Yeni Şafak Tarih: . Kategori 1999 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Ankara'nın eski Emniyet Müdürü Cevdet Saral görevden alındığı gün masasını boşaltırken "bu daha ilk raund" demişti. Son yılların en büyük telefon dinleme skandalına imza atan Saral ve arkadaşları şimdi ikinci raund için ellerindeki malzemeleri ortaya sürmeye başladılar. Fethullah Gülen raporu el altından sızdırılmaya başlandı. Aslında, buna el altından sızdırmak yerine, yeniden ısıtmak demek daha doğru olur çünkü, Star gazetesinde yayınlanan rapor Saral ekibinin görevden alındığı gün Cumhuriyet gazetesinde de yayınlanmıştı.

Önce, şu müthiş rapora bir bakalım... Bir kere, 89 sayfa olduğu ilan edilen rapor, ilk bakışta bile düzenleyicisini açığa düşürecek önemli bir eksikliği gözler önüne seriyor. Zira, raporda telefon dinlemekle elde edilen tek bir bilgi bulunmamaktadır. Eğer, gazetecilerden Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne kadar bütün mahremiyetleri çiğneyerek hazırlanan rapor bu ise, bu "Fethullahçılar"ın suçlanması değil olsa olsa aklanması için yapılmış olabilir.

Telefon dinleyerek bazı yasadışı eylem, ilişki ya da en azından fikri hazırlık tespit edilmeliydi. Birçoğu zaten basında yer alan iddialar tekrarlanıyor ama suç unsuru olarak ileri sürülebilecek tek bir bilgiye rastlanmıyor. Bu durum raporun telefon dinleme marifetiyle değil de masa başında çalakalem hazırlandığını gösteriyor. Raporu hazırlayan ekibin, bürokraside yükselmenin geleneksel yolu olarak görülen "şeriatçı ve İslamcı avcılığı"na sığındığı anlaşılıyor. Aslında, Cumhuriyet gazetesinde manşetten yayınlandığı halde kimsenin dikkatini çekmeyen bu raporu bir kez daha yayınlatarak şanslarını denemek istedikleri anlaşılıyor. Ya da galiba, Genelkurmay'ın tayin terfilerle ilgili açıklamasından sonra şanslarını bir kez daha denemek istemiş olmalılar.

Telefon dinleme işine bulaşanların şansa da ihtiyacı var zira; DGM Savcılığı'nın işe el atması ve Cumhurbaşkanı'ndan İçişleri Bakanı'na kadar bütün yetkililerin "hele bir müfettiş incelemesi tamamlansın" diyerek İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan incelemeye verilen önemi ifade etmeleri bu ihtiyacın bir delilidir. Demirel'den itibaren bütün devlet yetkilileri bu durumdan son derece rahatsızlar. Telefon dinlemenin Fethullah Hoca'yla falan ilgisi bulunmadığını da herkes biliyor. Dolayısıyla, emniyet içindeki bu güç devşirme girişimi herkesi rahatsız ediyor. Özellikle, yeni bakan Sadettin Tantan'ın hem rahatsız olduğu hem de bu işi bir daha cesaret edilmeyecek şekilde temizlemek istediği biliniyor.

Tekrar aynı noktaya dönüyoruz. "İkinci raund" sızdırılan ya da ısıtılan raporlarla değil, müfettiş raporlarıyla başlayacak.