Yazdır

Derinlik Sarhoşluğu

Yazar: Faruk Mercan, Zaman Tarih: . Kategori 1999 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Olaylar ve mekanlar gibi, karakterlerde tamamen gerçektir... Hiçbiri rastlantı ya da fantastik değildir.

1. Ayrıntı: Apo'nun yakalandığı gün... ATV stüdyosu... Ülke bayram etmektedir... 30 bin kişinin katili ele geçmiş, şehit analarının gözlerinde mutluluk yaşları belirmiştir. Ali Kırca ne hikmetse telefonla emekli general Kemal Yavuz'u konuk alır haber bültenine. Yavuz, Apo ile ilgili üç cümle ya der, ya demez, hemen konuyu değiştirir; "Şimdi sıra irticaa geldi... "O günlerde çok fazla anlam ifade etmeyen bu cümleler, hazırlanmakta olan harekatın ilk habercidir aslındır...

2. Ayrıntı: 20 Haziran Pazar Hürriyet gazetesi manşetinin ilk spotu... "Kasetleri emekli komutan verdi. Gülen'in devleti ele geçirmek için izlenecek taktikleri anlattığı 2 Video kaset, emekli orgeneral Kemal Yavuz tarafından ATV'ye verildi... "Soru şu: Eğer bu kaset bu generalin elindeyse, ve eğer bu general Türkiye'nin bir hukuk devleti oluğuna inanıyorsa ve işin içinde bir 'şebeke' yoksa, kasetin adresi, neden adli merciler değil de Ali Kırca?

3. Ayrıntı: 1. Çiller hükümeti... Adalet Bakanlığı önce Seyfi Oktay, ardından Mehmet Moğultay'da... Kadrolaşma tam gaz gitmektedir... İnançlı kesim akıl almaz baskılar ve sürgünler yaşamaktadır... Bu kadrolaşma daha sonra bizzat bakan Moğultay tarafından itiraf edilecek ve "Ne yapsaydım, partime ve siyasi görüşlerime uygun olan insanlarla kadrolaşmasa mıydım?" diyecektir...

4. Ayrıntı: Fethullah Gülen ve bir grup hukuk adamı.. Genç ve inançlı hukukçular Adalet Bakanlığı içindeki akıl almaz baskı ve yıldırma politikasından bahsedip, Hoca'nın tavsiyelerine ihtiyaç duymuşlardır... Cevap son derece normal ve akılcıdır... Kimseyle kutuplaşmayın, inancınızı ön plana sürerek kimseyi rahatsız etmeyin. Herkesle paylaşın.

5. Ayrıntı: 20 Haziran tarihli Radikal Gazetesi İsmet Berkan'ın köşe yazısı... Berkan, Gülen'e uygulanan infaz cinnetinin etkisiyle işin perde arkasını ifşa etmektedir... Şu satırlar oradan: "Dün görüştüğüm üst düzey kaynaklar, zamanında eksik bilgi nedeniyle düğmeye basılamadığını, artık cemaat ve onun ilişkileri konusunda nihai adımların atılmakta olduğunu söyledi.. "Kaynak kimdir, düğmeye kim, hangi yöntemle basar? Bu soruların cevabı muğlak... Zemin kaypak zira... Berkan, bundan sonra olacaklar hakkında da ipucu veriyor: "Medyaya yeni bombalar düşecek, Gülen yakında kırmızı bültenle aranıyor olacaktı..." Ve şu dehşet cümleyi ağzından kaçırıyor Berkan: "Kasetler sadece bir başlangıç. Arkası yarınların birinci bölümü..." Gelin de tüyleriniz diken diken olmasın. Aysbergin alt kısmını düşünüp ülke adına endişe duymayın. Ve tetikçiler adına...

6. Ayrıntı: 18 Haziran ATV ana haber bülteni... Ali Kırca on dakikada bir gürültülü efektleriyle kaseti duyurdu... Baş aktör emekli komutan Kemal Yavuz.. Diğerleri malum STKB cemaati.. Ali Bey bir objektif bir objektif ki sormayın... İnfaz bütün boyutlarıyla uygulanıyor...

7. Ayrıntı: Aksiyon dergisi 16 Haziran... Star gazetesi telekulakçıları kollama mantığıyla yaptığı saldırgan yayınlara Fethullah Hoca'nın cevapları redakte ediliyor... Kimsenin Cuma günü ATV'de tezgahlanacak oyundan haberi yok... Mustafa Sungur, röportajın girişinde "gazetecilik yürek ister" diyenlerin çirkin yönlerine isim vererek parmak basıyor...

8. Ayrıntı: 20 haziran Hürriyet gazetesi manşetinin 2. spotu.. "Yayınlanacağı Hoca'ya sızdırıldı" diyor Hürriyet... Kanıt olarak da aksiyon'da yayınlanan röportajı ileri sürüklüyorlar. Mantık ilkokul seviyesindeki çocuk mantığı: Aksiyon baskıya Cuma günü girdi, ATV yayını Cuma günü yaptı, Fethullah Hoca nasıl cevap verdi? O zaman haydi çocuklar aşıya. Röportajı okumadıkları için, o cevapların Star gazetesine yönelik olduğunu anlayamıyorlar... koskoca Hürriyet gazetesi. En kapasitesizleri minik kuş.. Derinlik sarhoşluğunun boyutunu varın siz düşünün...

9. Ayrıntı: 20 Haziran, Sabah gazetesi Ali Şen'in yazısı... Şen, bir çocukluk anısını anlatırken, bir nazi subayının babasına "Sind Sie Muhammed" diye sorduğunu yazıyor. Anlamı şu: "Siz Müslüman mısınız?.." Soruyu sormanın tam zamanı. Eski komünist bozuntuları, makam ve kişisel hırsları için inançlı insanları önlerinde engel görenler hep bir ağızdan, koro halinde bağırıyorlar: "Sind Sie Muhammed Fethullah Hoca?"