Yazdır

Taşları Yerli Yerine Koyun!

Yazar: Halit Kakınç, Star Tarih: . Kategori 2000 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Türk Aydını, toplumunu tanımıyor. Türkiye örneğinde, "aydın" tanımı bile tartışmalı. Ayağı yere sağlam basmayan bir yakıştırma gibi duruyor.

Türkiye'de, pozitif bilimleri önder seçmiş insan çok. İstisnalar dışında, önemli bir eksikleri var. Doğup büyüdükleri topraklardaki düşünce evrimini bilmiyorlar. Bu yüzden de ister liberal, ister sol düşüncede karar kılsınlar, yazdıkları reçeteler havada kalıyor.

Türkiye mozaiğine ana rengini veren Türk dilli Asyatik ana unsurdan söz etmek bile hoş karşılanmazdı. Sovyetler dağıldı, Asya'da ki akrabalar keşfedildi. Ama Türki Dünya ile ilgili cehaletimiz, hâlâ devam ediyor.

Türk insanı, 1000 yıldan beri Müslüman olmasına rağmen, İslâm Âlemi'ni de doğru dürüst tanımıyor. Kafalardaki hoşgörü ağırlıklı tasavvuf ile yıkanmış bir inanç çerçevesi ile yetiniliyor.

Hizbullah türü örnekleri görünce, insanımızın realitesi sarsılıyor...

Bir FB'nin, demokratik ülkelerdeki Hıristiyan demokrat partilere benzememem için niye direnç gösterdiği kavranamıyor.

Toplum, Aydınlanma Dönemi Iska Geçti!

cemaat ve kuruluşları aynı potaya koymasının önlenmesi gerekli. Kendi saf ve temiz inancını muhafaza edebilmesi için belirli bir "concensus" çevresinde birleşilmesi zorunlu.

Türk Toplumu'nun en önemli noksanlarından bir tanesi, ruhsal ilişkilerinde Reform Çağı'nı ve buna bağlı olarak gelen Aydınlanma Dönemi'nin ıskalanması. Batıda büyük mücadeleler sonunda varılan noktalar ve elde edilen değerlerin, kendisine altın tepsiler üzerinde sunulması. Doğal olarak bu değerleri tam olarak anlayamaması ve hazmedememesi.

Hayâl kırıklıklarına uğramaması ve olmayan Kaf Dağı'nda olmayan şatolar inşa edip sığınmaya kalkmaması için de, önce kökten dincilik konusunu tam olarak kavraması sağlanmalı.

Sezar'ın Hakkını da Yönlendirme Farkı

Birileri şunu anlatmalı Türk Toplumu'na: İslâm Dini'ni söz gelimi bir Hıristiyanlık'tan ayıran en önemli fark, İslamiyet'in - klasik yaklaşımdaki gibi - Sezar'ın hakkını Sezar'a bırakmayarak dünyevi ilişkileri düzenlemeye de talip olmasıdır. Bu farklılık, tarih boyunca hep Ortodoks akım ve gruplar üretmiş... Ne var ki, Türk Tarihi'nde bir Selçuklu ve bir Osmanlı, dönemlerine bile akıl yolu seçilerek bu gruplara karşı sürekli mücadele verilmiştir.

Bunları anlatacak ve Türk Toplumu'nun inanç değerlerini yerli yerine oturtarak sunacak insanlarımız var. Yaşar Nuri Öztürk ve böyle düşünen bir çok insan, Türk Aydınlanma Çağı'nın öncü isimleri.

Daha da öte gidiyor, bir Fethullah Gülen'in bile, Fazilet ile aynı potaya konmasının ve devre dışı bırakılmasının, genel akış için yararlı olmadığını iddia etme yürekliliğini gösteriyorum.

Türkiye'yi, aydınlık yarınlara taşıma misyonunu yüklenmiş hükümetlerin, bu konuda çok daha geniş bir program çevresinde hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum.