Yazdır

Amerika da Rusya Gibi Çökecek mi?

Yazar: Nuh Gönültaş, Zaman Tarih: . Kategori 2000 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Amerika'ya gelen Türk insanı önce bu toplumdaki teknolojik gelişmeye aşık oluyor. Sonra "Bizim ülkemiz neden böyle değil?" demeye başlıyor. Sonunda da kolaylıkla "Bu toplumda aile, sosyal hayat kesinlikle bizim değerlerimizle bağdaşmıyor." yorumunu yapıyor.

Amerika ile ilgili her üç tavır da yanlış değil. Ama bu, Amerika'nın dünyanın patronu olma konumunu değiştirmiyor! Amerikalılar sosyal hayatları ile ilgili yorumlara "Bu bizim hayatımız, onaylarsın, onaylamazsın bu sizin sorununuz." yanıtını veriyorlar.

Kolaycı, hiçbir araştırma ve veriye dayanmayan "bir kısım İslamcı yorumlar" Amerikan toplumunun aile yapısına, televizyon şovlarında sergilenen yerli vatandaş tipine bakarak kolaylıkla Amerika'nın da Rusya gibi çökeceğini söyleyebilir.

Tabii ki bu doğru değil. Demokratik toplumların çökmesi totaliter toplumlarınki gibi hızlı gerçekleşmez. Devletlerin hayatlarındaki kaçınılmaz çöküş ABD için Rusya'nınkinden çok daha uzun sürer. Kaldı ki ABD çökünce "Alemi İslam" kalkınmıyor!

Bunun en pratik örneği Rusya'nın çöküşü oldu. Rusya çökünce İslam ülkelerinden hiçbirinin durumu eskisinden daha iyi olmadı! Rusya'nın çöküşü ile İslam ülkeleri ne refahlarını artırabildiler ne de demokrasi ile barıştılar. Buna Türkiye de dahil. Hatta Türkiye kendisi için belki de bir daha ortaya çıkmayacak böyle tarihi bir fırsatı değerlendiremedi. Bu fırsatı gören ve bütün karalamalara rağmen her geçen gün Türkiye'nin gerek iç gerekse dış alemde yüzünün akı olarak beliren ve adına Batılıların "Non Governmental Organizations" dedikleri kurumlar bugün Davos'ta, Türkiye'nin dışa dönük yüzünde yıldızlar gibi parlıyor.

Dünyanın patronu Amerika bu noktaya biraz da "Non Governmental Organizations"ları teşvik ede ede geldi. Amerika'da dünyanın en saygın üniversitelerinin neredeyse hepsi Non Governmental Organizasyonlara aittir. Amerika'daki ilk 25 üniversitenin sadece ikisi hükümete aittir.

Harvard Üniversitesi Amerikan hükümetinin bir kuruluşu olmalı değil mi, basınımızın Amiral Gemisinin kaptanı!

İdeolojik kafaların bunu anlaması elbette mümkün değil.

Zaman Gazetesi Orta Asya'da bir ülkede basılmaya başlanmıştı. Daha sonra o ülkenin Türk hükümeti ile bir sorunu çıkınca hükümetin ilk yaptığı iş Zaman'ın oradaki baskısını durdurmak oldu. Kendilerine "Bu gazete Türk hükümetinin değil, özel sektöre ait." denildiğinde komünist mentalite ile yetişmiş o ülke idarecilerinin cevabı "Kimi kandırıyorsunuz, özel gazete olur mu?" olmuştu. Benzer ülkelerin Türkiye hükümeti ile herhangi bir sorunu çıkınca ilk yaptıkları iş o ülkede bulunan, Türkiye'deki Non Governmental Organizasyonlara ait okulları, kurumları kapatmak oluyor. Davos'ta dağıtılmak üzere Başbakanlıkça hazırlanan Türkiye'nin tanıtım broşürlerinde bu okullardan "Non Governmental Organizations" olarak söz edilmesi nihayet realiteyi kabul anlamına da geliyor. Yoksa bu okullar ne Fethullah Gülen'in ne de Türkiye hükümetinin. "...Başbakanlık tarafından Türkiye'nin tanıtımına ilişkin Davos metninde Gülen'in okullarından övgüyle söz edilmesi dikkat çekti." Bu Hürriyet'in haberiydi. Şu da Cumhuriyet'in Davos haberi: "ABD'den Hindistan'a, Güney Afrika'dan Brezilya'ya kadar 100'ün üzerindeki ülkeden konuşmacının dünya gündemindeki konuları tartışacağı Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında, Türkiye'den konuşmacı olarak ne bir bilim adamı ne bir sivil toplum örgütü ne de bir şirket temsilcisi yer alıyor!" Nedense bu da benim dikkatimi çekti!

Dağıtmayalım. ABD'de sosyal yapı gerçekten pek de parlak değil. Boşanma oranı fifty- fifty. Her evlenen iki Amerikalıdan birisi mutlaka evlilikten sonra boşanıyor. Jerry Springer'in şovlarını seyreden her yabancı "Bu ülke bitmiş." yorumunu kolaylıkla yapabilir. Birbirini aldatan eşler, kocasını, sevgilisini, erkek arkadaşını, kız arkadaşını onların en yakın arkadaşları ile aldatan Amerikalılar... Adam şovunda bodyguard kullanıyor. Bunlar programa katılanların birbirlerini dövmelerine engel oluyorlar. Programa katılan her Amerikalı diğerine saldırmasın diye programı bodyguardın birinin kucağında bitiriyor. Programda karşı tarafın saldırılarında yaralananlar hastanelere kaldırılıyor.

Bu ülkede sağlık sektörü de gerçekten öyle sanıldığı gibi çok iyi değil. Washington Post'un haberine göre her yıl 98 bin Amerikalı, doktor hatası yüzünden hayatından oluyor. Bu rakam ülkede trafik kazaları, AIDS ve gırtlak kanserinden ölen Amerikalıların sayısından daha fazla. Bu ülkenin en büyük sosyal sorunlarından birisini çocuk yaşta cinsel ilişki kurduğu için çocuk sahibi olan çocuk-anneler oluşturuyor. Metrolarda 12-13 yaşlarında küçük anneler görmek mümkün. Okuldan sonra anne ve babaları eve gelene kadar "Evde tek başına" hayat süren çocuklar bu süreçte her türlü kötülük ile baş başa kalabiliyorlar. Sigara, uyuşturucu, seksüel ilişki, internet, chat.. Tabii ebeveyn eve gelene kadar çocuk elden gidiyor!

Amerika'nın bir başka yüzü de böyle olmasına rağmen bu durum Türklerin bu ülkeye gelmesini engellemiyor. Önceki gün Rıza Karadağ adlı bir Türk, ABD'ye gelen uçaklardan birinin tekerlek arasında ölü bulundu. Ölüm sebebi: 10 bin metre yükseklikte oksijensizlikten soğuktan donmak...