Yazdır

Şu Malum Zihniyeti Hatırladınız mı?

Yazar: Ertuğrul Özkök, Hürriyet Tarih: . Kategori 2000 Köşe Yazıları

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

Fazilet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Gören'in şu sözleri size bir şey hatırlatmıyor mu? Lütfen dikkatle okuyun:

Önce şu sözler:

''Hizbullah, kelime olarak çok masum olmasına rağmen, terör örgütünün bu ismi seçmesi, son derece akıllı ve kurnazcadır. Biz dinimize her zaman sahip çıktık. Ancak halkımızın dinden soğumasını sağlayacak bir çalışmanın, Hizbullah terör örgütü şahsında ortaya çıktığını görüyoruz. Terör örgütünün adını da kendisine yakıştırmıyor ve kınıyoruz.''

Ben Hizbullahım Evet biraz geri dönüp hatırlayınız.

Bir zamanlar Şevki Yılmaz da çıkıp, ''Ben Hizbullahım'' demişti.

Çünkü Hizbullah kelimesinin, ''Allah'ın Partisi'' anlamına geldiğini söylemişti.

Devam edelim.

Özellikle şu cümlenin altını dikkatle çizelim:

''Milletimizin mukaddesatına kesinlikle söz söyletmeyiz. Allah'ın, dinin adını ağızlarına alarak bu günahları işleyenler, yine inanmayanlar çıkacaktır.''

Bu cümleyi, yakın geçmişimizin sloganlaşmış bir lehçesine çevirirsek, bundan şöyle bir anlam çıkmıyor mu:

''Bana, inananlar cinayet işliyor dedirtemezsiniz.''

İşte bazılarının bilinçaltındaki bu zihniyet, ülkemizde terörü yıllarca besleyen en önemli etken oldu.

''Bana milliyetçiler cinayet işliyor derdirtemezsiniz'' dönemini yaşadık.

''Milliyetçilik'', ''Ülkücülük'' gibi kutsal kavramlar altında cinayetlerin, hem de en hunharca cinayetlerin işlendiğini, ne yazık ki yaşayarak öğrendik.

''Solcular hümanisttir, bana solcular cinayet işliyor dedirtemezsiniz'' zihniyetinin, aynı yıllarda hangi hunharca, canice katliamların suç ortağı olduğunu da yaşayarak öğrendik.

Aynı Kafa

Bunca tarih dersi, bunca tecrübe ve ispatlanmış olaydan sonra, şimdi aynı koruyucu, affedici, affettirici zihniyeti, Meclis'teki bir partinin genel başkan yardımcısının ağzından işitiyoruz.

Hálá o aynı kafa...

İnananlar ve inanmayanlar diye iki ayrı vatandaş kategorisi. Kendisi ''inanan'', kendisi gibi düşünmeyenler ''inanmayan''. Allah'a olan bağlılığı, inancın vizesi, mülkiyeti onda.

Tek seçici o... Bir yandan ''Dini siyasete alet etmiyorum'' diyor, öte yandan aynı kafayı taşımaya devam ediyor.

''Bize oy verenler inananlardır, vermeyenler Hizbüşşeytan...''

20 Yıl Gitti

Buyrun size, gecekondu diplerine gömülen insanları katleden caniler için bir ''hafifletici neden huzmesi''...

Biraz utangaç, çekingen ama, aralık bıraktığı kapının arasından o huzme dışarı sızıyor.

Türkiye, bu kafanın acısını yıllarca çekti.

Solda sağda, altta üstte, orada burada, kendi coğrafyasındaki teröristi hafifletici nedenler altına saklamaya çalışan veya başkasının üstüne yıkmaya uğraşan bu kafalar, Türkiye'nin neredeyse 20 yılına mal oldular.

Hálá çıkıp, katilin ''Dincisi imancısı, inananı inanmayanı olmaz'' diyemiyor.

Şu Fazilet yetkilisine bakın ki, bir Fethullah Gülen kadar olamıyor. ''Bunlar katildir, cehennemliktir'' diyemiyor.

Bu sözlerimle, ''Fazilet Partisi bunu destekliyor mu'' demek istiyorum. Asla ve asla.

Ama bu parti adına konuşan bazı insanların dikkatsiz cümlelerinin arasına sıkıştırdığı bazı kavramların, bize çok pahalıya mal olmuş bir yakın geçmişin hatalarını tıpkıbasım gibi tekrarladığını söylemek istiyorum.

Gelin artık bu terörün karşısına, hiç kıvırtmadan, eğilmeden, bükülmeden çıkalım.

Dünyanın bütün hafifletici nedenlerini, cinayetlerin, vahşetin, terörün üzerinden çekelim.

Kendimiz gibi düşünmeyenleri, ''inananlar-inanmayanlar'' diye ikiye ayırıp, kendinden menkul, inanan kategorileri, demokratlık illüzyonları yaratmaya çalışmayalım.

Şahidimiz Tarih

Yakın tarihimiz en önemli şahidimizdir.

Bu ülkede birtakım caniler, hepimizin en kutsal bildiği kavramların arkasına saklanıp insanları katlettiler.

Kimi solcu, kimi milliyetçi, kimi İslamcı...

Bütün bu şapkalar altında bal gibi cinayetler işlendiğini artık hepimiz biliyoruz.