Yazdır

Ecevit, Gülen'i Yine Övdü

Yazar: Hüseyin Gülerce, Zaman Tarih: . Kategori 2000 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Radikal gazetesinin manşetini okuyunca arkadaşım, "Başınıza Fethullah kadar taş düşsün." diyecek oldu uyardım: "Size yakışmaz." Konu, Başbakan Ecevit'in Romanya'da Türk sivil toplum kuruluşlarının açtığı okulların genel müdürü Gürbüz Baykara'ya söyledikleriyle ilgili. Baykara, Sayın Ecevit'e bilgi sunuyor. Bir uluslararası ilköğretim okulu, iki uluslararası bilgisayar okulu ve bir yabancı diller okulu olmak üzere dört okulla eğitim verdiklerini, 1999 yılında mezun öğrencilerinin yüzde 92'sinin dünyanın değişik ülkelerindeki üniversitelere yerleştiğini söylüyor. Bunun üzerine Ecevit, daha önce bildiğimiz ilkeli çizgisini ve dürüstlüğünü sürdürerek şu konuşmayı yapıyor: "Yurt dışında bu tür okulların gelişmesinden kıvanç duyuyorum."

Bunu her vesileyle dile getirmeyi borç biliyorum. Osmanlı Devleti'nin çok geniş alanlara yayıldığı zamanlarda bile Türk dili ve kültürü bu kadar geniş bir alana yayılamamıştı.

Cumhuriyetin kısıtlı imkanları da buna olanak sağlamadı. Ancak son yıllarda yabancı ülkelerdeki çocuklara ders verilirken Türk dilinin de yayılmasına katkıda bulunuluyor. Hangi ülkeye gitsem orada okullarımızın olduğunu görüyorum. Dünyanın her tarafında faaliyet gösteren bu okullarımızla gurur duyuyorum." Şimdi bu haber Radikal gazetesine "Fethullah'la gurur duyuyor" denilerek sürmanşet oluyor. Altına da, "Ecevit, askerin irtica tehlikesi olarak görüp, MGK'da 'resmileştirmeyin' diye uyardığı Fethullah okullarına sahip çıktı. Ecevit bu okullardan kıvanç duyduğunu söyledi." diye yazılıyor.

Aynı haber Cumhuriyet gazetesinde de "Bülent Ecevit, Fethullah Gülen'i yine övdü" başlığı ile yer alıyor ve insaflı bir şekilde "Başbakan, Gülen okullarının Türk kültürünün yayılması açısından önemli olduğunu söyledi." deniyor. Zaman zaman ben de bu konuda okuyucularımızın sorularına muhatap oldum. "Halkın büyük çoğunluğunun takdir ve gururla baktığı bu okulları tavsiye eden Sayın Fethullah Gülen'e Başbakan Sayın Ecevit her zaman sahip çıkarken, devletin bazı kurumlarının tavrını nasıl izah etmeliyiz?" diyorlar. Bütün devletlerin tarihinde halkının genel kanaatlerine ve sevgisine ters düşen devlet uygulamaları olmuştur.

Mezhep kurucusu imamların bile hapislerde can verdiklerini biliyoruz. Osmanlı döneminde halkın çok sevdiği şehzadelerin öldürüldüğünü de biliyoruz. Milletimiz, Fethullah Gülen'in insanımıza, insanlığa yaptığı hizmetleri tasvip ediyor. Daha geçenlerde STV'de, Haber Kritik Özel'de, 72 milletten gençlerin ülkelerindeki Türk okullarından mezun olduktan sonra Türkiye'deki üniversitelerde okuduklarına ve sanki bizim evlatlarımızmış gibi, Türkçe konuşarak bizi milletçe heyecanlandırdıklarına şahit olmadık mı? Bugün Sayın Gülen hakkında devletin farklı bakış açıları olması, devlet yönetiminde söz sahibi olanların kendilerince doğru hassasiyetlerden kaynaklanabilir.

Sayın Gülen, göğe yükselen bir merdiveni tutuyor olsa, bazıları sırf o tutuyor diye cennete gitmek de istemeyebilir. Milleti için, devleti için, insanlık için çalışan ve dünyevi hiçbir makama talip olmayan bu tür insanlar sadece ve sadece yanlış anlaşılmaktan üzüntü duyarlar.

Sayın Gülen işte o üzüntüyle ve çok halisane bir tavırla "İstenirse bu okulların devletimize devrini hemen tavsiye ederim." demiştir. "Fethullahçılık"tan, "Nurculuk"tan sırf Müslümanlar arasında ayrımcılık oluyor diye rahatsız olan, "cemaat" yerine cemiyeti, bütün bir toplumu tercih eden bir insana, Ecevit gibi dürüst bir devlet adamının sahip çıkması bizce yeterli ve önemli bir ölçüdür. Biz de gösterdiği vefa, kadir, kıymetbilirlik dolayısıyla Sayın Başbakan'ımıza teşekkür ediyoruz.