Yazdır

İslami Terör Olamaz

Yazar: Ahmet Şahin, Zaman Tarih: . Kategori 2000 Köşe Yazıları

Oy:  / 7
En KötüEn İyi 
Yan yana getirilmesine imkan bulunmayan iki kelime.

İslam ve terör... Ne yazık ki öyle zamanlar oluyor ki böylesine zıt iki kelimeyi sanki birbirinin kardeşi ve lazımı imiş gibi birleştirerek söylüyor, toplumun zihnine nakşedercesine tekrarlayarak ilan ediyorlar:

-İslami terör ve Müslüman teröristler!..

Gerçek nedir? İslami terör olabilir mi? Gerçek Müslüman terörist olabilir mi?

Bir defa İslami terör olamaz. Gerçek Müslüman da terörist olamaz. Neden mi?

Gerçek Müslüman İslam'ın emirlerine, ikazlarına değer verip gereğiyle amel eden insan demektir.

İnandığı İslam teröre izin vermiyorsa, nasıl izah edecek kendi terörizmini? Nasıl yorumlayacak terörle Müslümanlığını?

Bakınız ayet-i kerime masum bir tek adamın dahi öldürülmesini tek adamın öldürülmesi olarak yorumlamıyor. Ya nasıl izah ediyor masum tek adamın öldürülüşünü?

-Sanki bütün insanlığın öldürülüşü!..

Evet, inanmış insanın nazarında Kur'an'ın emri böyledir.

-Masum ve suçsuz bir adamın öldürülüşü, tek adamın öldürülüşünden ibaret bir vebal değildir. 'Feke'ennema katalennase cemiyan.' Sanki bütün insanlığı katletmiş gibi korkunçtur bir adamın öldürülüşü...

Terör böylesine büyük bir korkunçlukla nazara verilirken nasıl olacak da falana filana gözdağı vermek için masum insanlar göz kırpmadan öldürülecek, bunun adına İslami terör denecek, Müslüman terörü olarak ilan edilecek...

Hayır, hayır... İslami terör olamaz. Geçek Müslüman terörle meşru bir yere varmayı düşünemez, bunu inandığı İslam'la izah edemez...

Değil bir masum adamı falan ve filanların yüzünden katletmek, göstermek için dahi olsa masum insana silahını yöneltemez, işte aradığın falan adam orada diye namluyla işarette dahi bulunamaz. Müslümanın tek örnek ve rehberinin bu konudaki ikazı aynen şöyledir:

-La yüşirü ahadüküm ala ahihi bissilahi.

Sizden biriniz kardeşine silahıyla işarette bulunamaz. Bulunması uygunluk arz etmez. Sorana göstermek için dahi olsa silahını bırakacak, eliyle gösterecek, görünüşte bile olsa bir masum insana silahını doğrultmaktan uzak kalacaktır...

Şayet bu Müslüman inancını yaymak istiyor, geniş kitlelere İslam'ı benimsetmeyi düşünüyorsa bunun yolu asla korkuya dayalı terör değildir. Tam aksine sevgiye dayalı anlatım ve hoşgörüdür. Başka ideolojilerde terör bir yayma ve benimsetme vasıtası olarak görülebilir; ama İslam'da asla. Çünkü İslam'da korkarak dıştan inanmış görünmek iman değildir. İçten benimseyerek kabullenmek esastır. İçten benimsetme ise yalnızca sevdirmekle, inandırmakla olur. Korku ve zorla asla...

Bundan dolayı ayette ikaz edilmiştir insanlar:

-La ikrahe fiddin! Dinde zorlama, ikrah yoktur.

Bundan dolayı tekrar ettiğimiz sloganlarımız malumunuzdur:

-Kaçılan Müslüman değil, koşulan Müslüman olmak gerek.

-Tepkisel Müslüman değil, etkisel Müslüman olmak şart.

-Korkutan Müslüman değil, sevdiren Müslüman olmak lazım.

Şayet inandığımız İslam'a hizmet etmek gayemiz ise. Değilse zaten hareket İslami olmaz, Müslümanca bir tutum ve tavır olarak yorumlanamaz. Yani İslam'da terör olamaz. Böyle din dışı teşebbüslere de İslami terör denemez.