Yazdır

Köpekler ve Sadıklar

Yazar: Rasih Yılmaz, Aksiyon Tarih: . Kategori 2001 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 
Ne zamandır Fethullah Gülen, derin düşünce ve medya üçgenini içine alan yazı kaleme almıyorduk. Düğmelerin üzerinde dolaşan elleri bilmemize rağmen ne zaman harekete geçileceğini doğal olarak kestiremiyorduk. Ve nihayet DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel'in Fethullah Gülen iddianamesi basına sızdı ve kamuoyu üzerinde oynanmak istenen oyunun aktörlerinin bir kez daha perde dediğine şahit olduk. Daha önce izlediğimiz filmin yeniden vizyona girmesinden başka bir şey değildi durum aslında. Belki aynı film önümüzdeki haftalarda bir çok kez daha afişe çıkacaktı. Peki bu yeniden gösterime sokulan eski filmi diğerlerinden ayıran özellik neydi?

Birincisi savcının hazırladığı iddia edilen metinlerde kullandığı mahkeme metinlerinde bile nasıl yer alacağı meçhul olan hakaretvari cümleler ve hortumladıkları bankalarla gündeme gelen bir kısım medyanın gündem değiştirmek istercesine takındığı yaygaracı tutum.

Nuh Mete Yüksel'in kullandığı üslup hukukun saygınlığını zedelerken, hiçbir gerçekçiliğe dayanmayan Hablemitoğlu'nun yazdıklarına istinaden ek delil sunması ise oldukça düşündürücüydü. Fethullah Gülen'in çevresindeki insanlar kendisine "köpek gibi sadık" cümlesi medyaya yansıyan belki de en çarpıcı satırlardı. Bir savcının böyle kahvehane ağzı kullanması ve medyanın buna çanak tutması ülke bu konudaki seviyeyi göstermesi açısından oldukça önemliydi. Elbette köpeklerin olduğu yerde sadıklar olacaktır.

Bir kısım medyanın takındığı tavır ise bir anlamda anlaşılır. Medya patronlarının isimlerinin basın haricinde banka ve enerji ihalelerinin yanı sıra son zamanlarda iletişim ihalelerinin içinde geçiyor olması bazı tedirginlikleri de beraberinde getiriyor. Öyle ki Dinç Bilgin gibi Sabah grubundan gitmek ile kalmak arasında sürekli ikilem yaşayan ve Etibank'ı hortumlamakla suçlanan bir ismin gerçekliği hâlâ ortadayken. Fethullah Gülen isminin gerekli yaygara ve kaosu oluşturmak için yeterli olacağı düşünüldü. Ancak şapka düştü ve kel göründü. Kimse düğmeler ve basan eller ile ilgilenmiyor. Halk yıllarca kendilerini iliklerine kadar sömüren, kendi vergileriyle sefa süren yaşam simsarlarının tek tek kelepçelenmesini görmek istiyor. Bu medya patronu dahi olsa!