Yazdır

İspatlanan Saçmalık

Yazar: Fikret Ertan, Zaman Tarih: . Kategori 2001 Köşe Yazıları

Oy:  / 4
En KötüEn İyi 
Katolik dünyası ve Vatikan 17 gün sonra Roma'da yapılacak önemli bir dinî törene hazırlanıyor. 21 Şubat'ta yapılacak bu törende Papa 2. Paul'un 3 hafta önce ilk kısmını daha sonra da son kısmını açıkladığı yeni kardinaller kardinalliğin alameti kırmızı kırmızı şapkalarını Papa'nın elinden alacaklar ve resmen kardinal olacaklar.

Papa'nın önce 21 Ocak'ta 37'sinin, daha sonra da 28 Ocak'ta 7'sinin isimlerini açıkladığı bu yeni kardinaller Katoliklikle ilgili çok önemli kararların alındığı, yeni papaların seçildiği Kardinaller Meclisi'nin üyeleri olacaklar ve oylarıyla Katolik dininin gidişatına yön verecekler.

81 yaşındaki yaşlı Papa'nın üst üste atadığı oy hakkına sahip toplam 44 yeni kardinalle Kardinaller Meclisi, Vatikan tarihinde görülmedik rekor bir sayıya ulaşmış bulunuyor bugün. Meclis'in oy hakkına sahip, 80 yaşın altındaki kardinal sayısı Papa 6. Paul tarafından 1975 yılında 120 kardinalle sınırlandırılmıştı; Papa 2. Paul 44 yeni kardinalle işte bu sınırı aşmış, Meclis'te bulunan 80 yaşın altındaki oy hakkına sahip kardinal sayısını 135'e çıkarmış oluyor ve bir kuralı sebep göstermeksizin değiştirmiş bulunuyor böylece.

Papa'nın yeni kardinallerinin 9'u Curia denen Vatikan'ın idari bürokrasisinden; diğerleri ise Katolik dünyanın çeşitli bölgelerinden. Yeni kardinaller listesinde Hindistan'dan 2, Afrika'dan bir, Vietnam'dan bir kardinal yer alırken en çok yeni kardinal de Latin Amerika'dan. Buradan 10 yeni kardinal seçen Papa bu seçimiyle Katolik dünyanın geleceği açısından Latin Amerika'ya verdiği önemi belli ediyor elbette.

Yeni kardinallerle birlikte Latin Amerika bir blok olarak Meclis'te 27 oya sahip olurken münferit ülke olarak İtalya 24 oyla en çok oya sahip birinci ülke konumunu muhafaza ediyor. Amerika ve Kanada'nın birlikte 13 oyu bulunurken Almanya 7 oyla İtalya'dan sonra Avrupa'nın ikinci en çok oya sahip ülkesi oluyor.

Yeni kardinaller dinî doktrin açısından Papa 2. Paul'un sadık bağlıları; onun doktrinel görüşünü tamamen benimsemiş kişiler. Buna bakarak, Papa'nın bunları seçerek kendisinden sonra da doktrininin devamını ve bu doktrini savunacak papanın seçimini düşündüğünü burada rahatlıkla söyleyebiliriz.

Papa Jean Paul yeni kardinalleri açıklarken çok önemli bir başka konuya da açıklık getirdi; Papa 3 yıl kadar önce atadığı ama isimlerini açıklamadığı 2 'gizli kardinal'in kimler olduğunu da belli etti. Bunlar Papa'nın kendi tabiriyle 'in pectore'(kalpte, kalbin içinde, sinede) atadığı kardinallerdi ve bunların isimleri Papa istemedikçe bilinmeyecekti. Papa istediği için şimdi bunların isimlerini artık biliyoruz; bunlar Ukrayna–Lyiv Başpiskoposu Marian Jaworski ve Latvia–Riga Başpiskoposu Janis Pujats.

Papa bu iki 'gizli kardinal'i atadığında bunların kimlikleri konusunda pek çok spekülasyon yapılmış, hatta bu spekülasyonlar yaşadığımız bu ülkede saçmalık boyutuna kadar da varmıştı.

Bilmem hatırlayanlar olur mu, burada AA isimli bir araştırmacı–yazar(!) ve bir dergi Fethullah Gülen'in Papa 2. Paul'un o zaman atadığı iki yeni 'gizli kardinalden' birisi olduğunu çeşitli laf ve mantık oyunlarıyla ima etmişler ve ben de onların haddini bu köşede 8.04.98 günü Absurdus başlıklı bir yazıyla bildirmiş, bu yazıyı şöyle bitirmiştim:

'... Gizli kardinaller konusunun uydurmaya değil bilgi ve mantığa dayanan yönü işte böyle. Kaldı ki Katolik Kilisesi'ni biraz tanıyan birisi 'dışarıdan' yani 'haricilerden' hiç kimsenin asla 'in pectore' atanamayacağını çok iyi bilir; çünkü Katolik Kilisesi hiyerarşiye, hizmete çok önem verir; kiliseye yıllarca hizmet etmeyenlerin yükselme şansı hemen hemen yoktur; hele kardinal atama, bu mümkün değildir; ama bu gerçeklere, bilgilere rağmen ben 'ille de Fethullah Gülen gizli kardinal olabilir diye uydurayım, bir inanan çıkar' diyenler varsa o başka.

Ne var ki, Latince söyleyelim, bunlar 'absurdus' ile uğraşıyorlar. Absurdus, 'akıl, mantık ve sağduyuya ters düşen düşünceler' anlamına geliyor. Bunun Türkçesi de 'saçma' deme. Kısacası saçmalıyorlar; hem de fena halde...'

Saçmaların, saçmalıkların ispatlanması normalde gerekmez; ama ne yapalım 'Gülen–Gizli Kardinal saçması, saçmalığı' Papa'nın iki gizli kardinalinin belli olmasıyla 3 yıl sonra ister istemez ispatlanmış oluyor. Sırada 'Gülen–gizli ajan saçması' var. Bir gün o da bir şekilde diğeri gibi mutlaka ispatlanacak; hiç merak etmeyin.