Yazdır

Çokluk İçinde Birlik, Birlik İçinde Çokluk

Yazar: Hüseyin Gülerce, Zaman Tarih: . Kategori 2001 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

4. Abant Platformu'nun havası katılımcıları öylesine etkiledi ki, sonuç bildirisini alkışlayanlar sanki iki gün boyunca zaman zaman sert tartışmalara girenler değildi.

Abant toplantıları beyaz ışığı meydana getiren renkler gibi bir tayf oluşturuyor. Evet her bir renk güzel. Ama bu renklerden biri atmosferimize hakim olsaydı, mesela hep mavi ışık, hep sarı, hep yeşil, hep kırmızı ışık aydınlatsaydı dünyamızı, çok rahatsız olurduk. Çünkü gözü en az yoran, en az rahatsız eden ışık, bütün renklerin oluşturduğu beyaz ışıktır.

Tabiat da öyle. Çiçekler rengarenk. Ve tabiat bu renkliliğiyle güzel.

Abant Platformu da böylesine bir güzellik.

Farklı düşüncelerde; ama ülkemiz için, insanımız için kaygılı insanlar konuşuyor, tartışıyor; ama güzelliklerde ve iyiliklerde uzlaşıyorlar. Birbirleriyle anlaşıyorlar.

Alevi dedesi diyor ki: Ben sizlerin samimiyetinizi gözlerinizden okuyorum.

Türk Ocakları Başkanı diyor ki: Farklılıklarımızın bir araya gelmeye mani olmadığını gördük. Bu da Abant Platformu'nun Türkiye'ye bir armağanıdır.

Türkiye'nin hiç de hak etmediği krizlerden dolayı umutsuzluğa itildiği, mutsuzluğunun arttığı bir dönemde Abant'ta bir araya gelenler bir ses, bir soluk oldular. "Bu ülkede böylesine kaygılanan, böylesine çözüm arayanlar da varmış." dedirttiler.

Abant toplantıları, farklı yaşam tarzları, farklı dünya görüşleri olan insanlar arasında kalıcı dostluklar oluşturduğuna göre, Abant havasını niye bütün Türkiye teneffüs etmesin, edemesin?

Farklı fikirlere, sert geçen tartışmalara rağmen, ortaya herkesin alkışlayabildiği bir metin çıktığına, çıkabildiğine göre, tıpkı bunu başaran redaksiyon ekibi gibi, bu ülkeyi yönetenlerden de neden böyle ekipler çıkmasın?

Nasıl o ortak bildiride, herkes kendisinden bir şeyler buluyorsa, bu ülkede hakim olarak bir çoğulculuk anlayışının getireceği toplumsal uzlaşma zemininde, hepimiz kendimizden bir şeyler bulabiliriz.

Eskilerin deyimiyle "kesret içinde vahdet"i, yani çokluk içinde birliği sağlayabiliriz. Farklılıklar, bizim güzelliklerimizle, uzlaşmamızla birliğe dönüşebilir. Farklılıklar bizim zenginliğimiz olabilir.

Sayın Mehmet Aydın, bu deyime bir de güzel bir ilave yaptı. "Birlik içinde çokluk." Birliğimizi bozmadan, farklı kimliklerimizi zenginleştirebiliriz. Birbirimizi tehdit etmeden, "öteki"ni, kendimiz kadar "saygı değer"kabul edebiliriz.

Bülent Arınç Bey, çok güzel bir söz hatırlattı. İslam'ın en güzel düsturlarından biriydi bu söz:

"Hükümlerin en güzeli sulh olmaktır."

Bu sulh, en çok bizim toplumumuzun ihtiyacı.

Abant Platformu, bu ülkenin, bu ülke aydınlarının bir güzelliği, bir öncülüğü, bir ışığı.

Biz bu toplantılarda, bilginin aynı zamanda ahlaki bir boyutu olduğunu gördük. Yeteri kadar güvenilir bilgi olmadan, toplumsal hayatla ilgili düzenlemelere gitmenin mümkün olmadığını, sağlıklı çözümler bulunamayacağını anladık.

Sayın Mehmet Aydın'ın, kapanış konuşmasında dediği gibi Abant toplantılarının sonuç bildirileri, hukuk ve siyaset alanına yansıdıkça daha da faydalı olacaklardır.

4. Abant Platformu'nun sloganı, "çokluk içinde birlik, birlik içinde çokluk" oldu.