Yazdır

Türk İnsanı Bu Adamı Seviyor

Yazar: Nuh Gönültaş, Dünden Bugüne Tercüman Tarih: . Kategori 2005 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Fatih Altaylı (Hürriyet Yazarı) "Medya'nın Fethullah Gülen aşkını tehlikeli bulduğunu" söylüyor. Altaylı, Fethullah Gülen ile sadece bir kere görüşmüş. Bu onu tanıması için yetmez elbette. Peki bu kanaate nasıl varıyor? Başkalarının (bir kısım kuruluşların) enformasyonuyla... Buna siz dezenformasyon da diyebilirsiniz. O halde Fethullah Gülen gibi birisini başkalarının bilgilendirmesi ile tanımak yerine bizzat tanımak ve öyle yargılamak daha doğru olmalı.

Fatih Altaylı tanımadan önce Tayyip Erdoğan'ı da tehlikeli buluyordu. Ama şimdi tehlikeli bulmuyor, bulmadığını da deklare ediyor. Çünkü artık O'nu bizzat tanıyor.

Türkiye'de medyada eskiye oranla bir iyileşme olduğu kanaatindeyim. Mesela Nurettin Veren'in, Fethullah Gülen aleyhine zamanı geçmiş iddialarına kayda değer medya hiç yer vermedi. Onda haber değeri görmedi. Ama Fethullah Gülen bugün bütün medya için haber değeri olan, söyledikleri, düşünceleri Türk insanı için önemli ve değerli kabul edilen bir şahsiyet. İnsanlar onun ne söyleyeceğini, gazetelerin onun hakkında ne yazacağını, posta güvercinini bekleyenlerin heyecanıyla, şevkiyle bekliyor. İşte bu yüzden olmalı bugün neredeyse bütün Türk medyası, (yabancılar bilgim dahilinde değil) onunla görüşmek, ondan bir kaç cümle alabilmek, yeni fotoğraflarını çekebilmek için sırada.

Çok enteresandır, bir zamanlar Fethullah Gülen aleyhindeki sarı kampanyaların odağı haline gelen medya, aradan geçen birkaç yıldan sonra O'nun görüşlerini, bir olay hakkındaki duruşunu öğrenmek ve bunu Türk Kamuoyuna duyurmak için yarış halinde. Neden?

Çok basit. Yıllardır yurt dışında ve insanlar onu özledi. Özlemini gazetelerde yayınlanan röportajlarını okuyarak gidermeye çalışıyorlar. Türk insanı bu gözü yaşlı, sinesi ummanlar kadar geniş, duygu ve düşünce dünyası vatan ve millet aşkıyla dolu bu adamı seviyor. Sevdiğini de bizzat gösteriyor. Elini cebine atıyor, onun resmini gördüğü gazeteleri satın alıyor. Hocaefendi röportajları gazetelere tiraj kazandırıyor. Bir zamanlar aleyhine yazdıkları ile tiraj almaya çalışan gazeteler şimdi de onun görüşlerini kendi ağzından yansıtarak tiraj yapıyorlar.

Gelelim Mehmet Gündem'in Milliyet'te yayınlanan son röportajına... Mehmet Gündem ile daha önce Tercüman'da birlikteydik. Tercüman'da güzel röportajlara imza attı. Ve tabii ki Fethullah Gülen ile görüşmek her gazeteci gibi onun da isteğiydi. Talebini iletti. Ve bu arada Milliyet'ten aldığı bir teklif üzerine bu gazeteye geçti. Niyet Tercüman'aydı ama röportaj Milliyet'e kısmet oldu.

Her şey iyi de Milliyet röportajı günler önceden duyurduğu halde internet sitesinde yayınlamadı. Doğrusu bu tavır benim gibi Hoca Efendi'nin ne dediğini merak edip akşamdan Milliyet'in internet sayfasından okumayı ümit edenler için bir hayal kırıklığı oldu. Ama iyi ki www.pressdisplay.com adresini biliyorum. Röportajı oradan yayınlanmadan önce okumam mümkün oldu. Bu adreste bütün dünyadan 50'den fazla ülkede yayınlanan 200 den fazla gazetenin ilk baskılarını piyasaya verilmeden en az 12-14 saat önce okuyabiliyorsunuz, tabii ki ücretiyle... Bu adreste Türkiye'den Hürriyet, Milliyet, Radikal Tercüman (bizimki) ve Zaman gazetelerinin taşra baskılarını önceden görebiliyorsunuz.

Milliyet'in eski röportajcısı Nazım Alpman şimdi www.internethaber.com da yazıyor. Alay mı ediyor, yoksa ciddi mi, üslubundan pek çıkaramadım ama medyanın geleceği hakkında ilginç bir tespitte bulunuyor:

"...Muhafazakâr demokrat, ılımlı İslam, Avrupai Müslüman, Batılı İslamiyet gibi sıfatlarla AK Parti'nin önce eteklerinde sonra yamaçlarında uygun bir mevzi için canla başla çalışılıyor. Yeni bakış açısı istihdam politikalarına da yansıyacaktır. Yüksek tirajlı, laik çizgili gazeteler, "İslamcı" kimlikli gazetecileri keşfetme döneminin eşiğine geldiler. Solcu gazetecilerin İslamcı yayın organlarında hayat bulmalarının tam tersi bir akım başlayacak gibi görünüyor."

Oysa, yok bu işin sağı solu kardeşim...