Yazdır

Bilgelik

Yazar: Abdullah Aymaz, Zaman Tarih: . Kategori 2005 Köşe Yazıları

Oy:  / 4
En KötüEn İyi 

Prof. Dr. Vitalii İvanoviç Şeremet'in "Asrın Getirdiği Tereddütler" kitabının Rusça baskısı için yazmış olduğu takdim yazısını sizlere arz ediyorum:

Değerli Türk alimi ve mütefekkiri, aynı zamanda son derece iyi kalpli bir insan olan müellifin kitabının son sayfasını çevirirken güzel düşünceler ve hislerle dolup taşıyorsunuz. Bahis mevzuu zat, "Asrın Getirdiği Tereddütler" adlı eserin yazarı, Muhammed Fethullah Gülen'dir. Türkiye'de ve onun dışındaki dünyada Kur'an-ı Kerim ve hadis ilmi sahalarında allame, fıkıh (İslam hukuku) ve aynı zamanda tasavvuf ilmi prensiplerinde fevkalade müdakkik bir yorumcu olarak tanınan gerçek alim M. Fethullah Gülen, sayısız dogmalar dünyasında yaşamakta olan çağdaş okuyucuya hakikatin, "İman"da kökleşmeye can atmak olduğunu göstermenin, zannımca, en güzel usulünü bulmuştur. Öyleyse, "...Tereddütler" diye müellifin kendi eserinin başlığına taşıdığı mevzular, Allah'a giden yolda insanın kendini idrak edebilmesi hususunda vazgeçilmez birer unsur olarak değerlendirilmelidir. Kitap, kuvvetli iman sahibi, dindar bir Müslüman'ın kalemine aittir. Bununla beraber Kur'an-ı Kerim'e ve Muhammed Peygamber'in fiilî ve kavlî sünnetine dayanan fikir ve mülahazalar, düşünen her insanı şevkle heyecanlandıracak niteliktedir. Özellikle de inançlı kişileri... Mensup oldukları din ve inanç ne olursa olsun! Bu ise çok, hem de çok mühimdir. Müellif soruları, yani tereddütleri öyle somutlaştırıp, öyle açık ve anlamaya müsait tarzda cevaplandırıyor ki, söz konusu "Tereddütler" okundukça, tedricen dağılıyor tamamen başka bir hal alıyor. Bu bir algılama ve idrak keyfiyetidir. Aynı zamanda kitapta Müslümanların dünya görüşleri ile genel mânâda kainatın sırlarına dair meseleler bahis mevzuu edilmektedir. Bunlara, yazarın mevzu edindiği "Cenab-ı Hakk'ın tek ve aynı zamanda her yerde olduğunu nasıl anlamak gerekir?" ve "Medeniyetin gelişmesiyle dine olan ihtiyaç ortadan kalkar mı?" gibi, daha birçok global çapta ve umumen bütün insanlığa ait problemlere dair bahisler misal olarak verilebilir.

M. Fethullah Gülen, çağdaş ve geniş tefekkür sahibi bütün filozoflar gibi cevaplarında dinler tarihine ait eserlerden pasajlar nakletmektedir. Ünlü İslam araştırmacısı Ernst Renan veya büyük Jean Jacques Rousseau, ile Karl Marks ve Lenin'in çalışmaları bunlar arasındadır. Yazarın çağdaş bir Müslüman alimi olması hasebiyle vardığı hüküm ve neticelerin, hiçbir şekilde zihinlere baskı yapmamalarının yanı sıra tam bir sarahat arz ettikleri görülür. Yine müellifin ifadelerine göre: "İlmi gerçekler hiçbir şekilde iman hakikatlerinin temelini oluşturamaz. Onlar, ancak inanç meseleleri ele alındığında bizi tefekküre teşvik edici bir vasıta olarak algılanabilir." Altını çizmek gereken önemli bir husus da şudur ki; bu kitap dünya düzenine ve günümüzde insanın yerine dair çağdaş İslami görüş ve fikirlerin yer aldığı muhtasar ve kendine özgü bir kamus niteliğindedir. Aynı zamanda müellif "vicdan hürriyeti" ve "cihat" veya "sünnet-i seniyyenin günümüzde asrın şartlarına göre tatbik keyfiyeti" gibi hassas meselelere de temastan sarf-ı nazar etmemektedir. Verdiği cevaplar son derece ölçülü ve dengeli, bir o kadar da içten ve samimidir. Ekstremistlerin (aşırılık taraftarları) İslam'ın savaş dini olduğunu pekiştirme amaç ve ideolojilerine en küçük bir dayanak bile bırakmamaktadır. Tercüman ve yayıncılara şu arzumu belirtmek isterim ki, çağdaş Müslüman düşünürlerin eserlerine daha sıkça eğilsinler. Kitapta, günümüz Rusya'sının Müslüman olmayan vatandaşları tarafından bile rahatlıkla kavranılıp anlaşılabilecek tarzda ifadesini bulan, "cezbe", (Yani İlahî cazibeye yönelme hali), çağdaş tasavvufa ait "süluk" ve "salik" anlayışı, veya "manevî irşatta mürşit- mürit geleneği" gibi hususların tamamı, İslamî ilimlerin öğrenilmesinde ve geniş kitlelere ulaştırılmasında fevkalade önemli katkılar sağlayacaktır.

Yazıma saygıdeğer müellife ait olan anlamlı bir sözle son vermek istiyorum: "Bütün şu anlatılanlarda insan olan bir insanın tenkit edeceği tek bir nokta dahi yoktur. Yeter ki şartlanmışlıktan vazgeçilmiş olsun!" V. İ. ŞEREMET, Tarih Doktoru, Profesör, Rusya Tabii Bilimler Akademisi Asli Üyesi.

İnsanlığın zihninde birer burgu gibi rahatsızlık veren sorulara, seneler önce vaaz kürsülerinden verilen orijinal cevapların kitaplaşıp Türkçenin dışındaki dillere de tercüme edilmesi, insanlık adına çok önemli gayretlerdendir. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.