Yazdır

"Barış Köprüleri: Dünyaya Açılan Türk Okulları"

Yazar: Süleyman Doğan, Ortadoğu Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 7
En KötüEn İyi 
"Hayatın iki kaynağı vardır; biri bilim, diğeri metafiziktir. Bilim insanın beynini, maneviyat vicdanını oluşturur. Beyinsiz bir insan kadar aciz bir yaratık yoktur, vicdansız bir insan kadar da hiçbir hayvan canavarlaşamaz, dünyamızı cehennemi çeviremez. Metafizik buharlaşmış hayat satıhlaşır; mutfak, yatak odasının arasında sıkışır. Türk kolejleri geniş kitlelerimiz açısından da çok önemlidir. Ümitsizlik milletleri yok eder. Ümit edebilmek için de bir sebep bulunması gerekir. Her medeniyet fedakar evlatların omuzlarında yükselir." Yukarda ki ilk paragraf Dr.Mehmet Niyazi Özdemir'e ait, "Barış Köprüleri:Dünyaya Açılan Türk Okulları" isimli kitaptan aldım. Editörlüğünü İlber Ortaylı, Toktamış Ateş ve Eser Karakaş'ın yaptığı 'Barış Köprüleri Dünyaya Açılan Türk Okulları'kitabı aydınlarımızın bu eğitim kurumlarıyla ilgili değerlendirmelerinden oluşuyor. Ufuk Yayınları'ndan çıkan kitapta, eski başbakanlardan Bülent Ecevit, YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'la birlikte 27 ismin değerlendirmeleri yer alıyor. Üç editör; Ortaylı, Ateş ve Karakaş'ın yazdığı önsözde; "Bugün Türk okullarını, ikna yöntemi ile yeni kültür grupları yetiştiren kurumlar olarak görmek mümkün. Sayın Fethullah Gülen'in teşvikçisi olduğu bu okulların haricinde başka okullar da vardır. Prof.Dr.Turan Yazgan'ın açtığı okullar ve devletimizin açtığı okullar sayesin de Türkçe yayılıyor ve hak ettiği yeri almaya başlıyor. Yakın bir gelecekte Türkçenin yaygınlaşmasıyla Türkoloji ilminin çehresinin değişeceğini söylemek bu sayede mümkün olacaktır." deniliyor.

Kitabın tanıtımı için Hilton'da düzenlenen toplantıda konuşan Prof. Dr. Toktamış Ateş, Türk okullarının Türk bayrağını ve dilini tüm dünyaya taşıdığını söyleyerek, "Bu okulların öğretmenlerine minnetlerimi sunuyorum." dedi. Prof. Dr. İlber Ortaylı, şimdiye kadar 30 okulu gezdiğini ve bu kurumların sayısının artmasını ümit ettiğini dile getirdi. Prof. Dr. Eser Karakaş ise, "Türk okulları, 21. yüzyılın ilk yarısında Türkiye'nin daha müreffeh ve daha güvenli bir ülke olması projesinin parçasıdır." diye konuştu. İşadamı Zeynel Abidin Erdem, Türkiye'nin dünyanın dört bir yanındaki okullarla gönülleri fethettiğine işaret etti. İhsan Kalkavan, okulların fikir mimarı olan Fethullah Gülen'e teşekkürlerini sunarken, Fenerbahçe'nin eski başkanlarından Güven Sazak, "Türk okulları Türkiye'yi ve Türkçe'yi dünyaya tanıtıyor. Böyle bir olaydan daha büyük mutluluk yoktur."

'Barış Köprüleri-Dünyaya Açılan Türk Okulları', on beş yıl gibi kısa bir sürede gönülleri fetheden eğitim seferberliğinin arkasında yatan düşünceleri okuyucuyla buluşturuyor. Üniversiteyi bitirir bitirmez haritada yerini bile bilmediği ülkelerdeki gençleri eğitmek için yollara düşen isimsiz kahramanların da fedâkarlıklarını gözler önüne seriyor. Kitap için kendisiyle özel bir röportaj yapılan Bülent Ecevit okullar hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getiriyor: "Bu insanlar hangi ülkede olurlarsa olsunlar, bir kere çağdaş eğitim yapıyorlardı. Öte yandan öğrencilerine Türkçe öğretiyorlardı. Bir de bunun yanında bilimsel alanda ilerleyebilmenin önemli olanaklarından İngilizce'yi de katıyorlardı. Yapılan evvela ulusal bir hizmet, sonra da insancıl bir hizmet." Bu okulların teşvikçisi manevi lideri olarak görülen Sayın Fethullah Gülen bakınız neler söylüyor; "Yurdunu, yuvasını terk ederek giden bu insanlar Türk milleti adına gittiler, Türk devleti adına gittiler. Birer sürgün (fışkın, yeni süren filiz) gibi gittiler. Dünyanın dört bir yanında Türk devletini tutacak, destekleyecek, kaldıracak lobiler oluşturmak için gittiler. Kendi kültürümüzle insan yetiştirmek için gittiler."

Barış köprüleri isimli kitapta merhum Alparslan Türkeş'in de bu okulları metheden bir mektubu yer alıyor. Yine kitapta MHP eski milletvekili ilim ve fikir adamı Sayın Nevzat Kösoğlu'un kitapta yer alan bu okulları değerlendirme yazısından şu önemli noktaların altını çiziyor: "Enver Paşa seksen dört yıl önce, Türkistan'ı ayağa kaldırmak için yola çıkarken, oralarda siyasi ve toplumsal ortamın bu tür harekete uygun olmadığını, vazgeçmesi gerektiğini yazan arkadaşına şu mektubu göndermiş; 'Bunu bende biliyorum. Ama, bu dava uğruna da ölürsem, Osmanlı Türklüğü ile Türkistan Türklüğü arasında yüzyıllardır atılmış olan bir köprüyü kurmuş olurum.'Şimdi dünyanın birçok yerinde siyah çocuklar, beyaz çocuklar ve çekik gözlü çocuklar Türkçe öğreniyorlar.. Türkiye'den toplanıp, en güzel Türkçe konuşma ve yazma yarışmaları düzenliyorlar. Türkçe ki bizim kimliğimizdir. Türkiye'yi öğreniyorlar; gönül bağı kuruyorlar. Bu okullar Türkiye'nin gönüllü elçileridir ve muhtemelen resmi elçilerinin başaramadıklarını gerçekleştirmektedirler."

Barış köprüsü olan bu okulların bir kısmını bizzat yerinde ben de gördüm. Ortada insanlık için inşa edilmiş Türk tarzı bir eğitim modeli var. O model, hangi ülkeye, hangi sisteme, hangi coğrafyaya, hangi kıtaya, hangi insanlara gitmişse hepsinde aynı ilgiyle, aynı sevgiyle karşılanmış. Hepsinde de aynı başarıyı yakalamış, aynı heyecanı oluşturmuş. Kitapta yazıları bulunan isimler ise şöyle: Bülent Ecevit, Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Gündüz Aktan, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Kemal Karpat, Prof. Dr. M. Ali Kılıçbay, Prof. Dr. Eser Karakaş, Halit Refiğ, Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, Prof. Dr. Mehmet Altan, Dr. Yılmaz Öztuna, Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, Gülay Göktürk, Cengiz Aytmatov, Prof. Dr. Niyazi Öktem, Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne, Prof. Dr. Ümit Meriç, Prof. Dr. Naci Bostancı, Ali Bulaç, Nevzat Kösoğlu, Dr. M. Niyazi Özdemir, Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, Dr. Faruk Tuncer, Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, Prof. Dr. Yasin Aktay ve Dr. Şahin Alpay.