Yazdır

Fethullah Gülen, Yıldız Tilbe ve Kürt Sorunu

Yazar: Süleyman Özışık, Sonsayfa.com Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 
Samanyolu Televizyonu'nda Fethullah Gülen Hocaefendi'yi dinleme şansı buldum geçtiğimiz gün..

İlginç ve bir o kadar da önemli açıklamalar yapıyordu.. En önemli mesajları ise Kürt toplumu ve Güneydoğu ile ilgiliydi..

Çözüm önerileri sunuyordu ama tek bir çözüm önerisinde epey ısrarlıydı..

"İlle de diplomasi" diyordu..

"Birilerine birşeyleri dayatabilirsiniz, susturabilir, sindirebilirsiniz. "Şiddet şiddeti, hiddet hiddeti doğurur. Acıdır, kuvveti temsil edenler, akıllarını kullanmaktan, diplomasiyi kullanmaktan daha cok kaba kuvveti kullanmayı tercih etmişlerdir. Problemi daha da derinleştirerek, bir sinme/sindirme olmuştur. Halbuki bölgede problemi çıkartan, azgınlaştırılmış bir azınlıktır. Büyük çoğunluk, kendisini bu ülkenin insanı hissediyor. 'Ben bu ülkenin insanıyım' diyor. 'Her karış toprağını kanımla, canımla suladım' diyor. 'Bu ülke benim namusum olmuştur' diyor. Yüzde 95 itibarıyla 'ülkem bölünmesin' diyor..

Buraya kadar olan sözlere sanırım kimsenin itirazı olamaz..

Klasik olduğu kadar önemli bir örnek olduğu buraya tekrar yazmakta yarar var..

Bundan birkaç yıl önce Kürtçe kasetler Türkiye'de yasaktı.. Bir dayatma vardı.. Devlet baba, "Almayacaksın, satmayacaksın" diyordu.. Türkiye'de 'yasak' dedin mi, herkes "Allah Allah.. Yasak dediklerine göre güzel birşeydir"! diyerek o mala yönlenmeye başlıyor maalesef.. Bu mantıkla hareket ettiğimiz için, o yasaklı Kürtçe kasetler el altından milyonlarca satılıyordu..

Sonra ne olduysa serbest bırakıldı.. Önce o serbestinin getirdiği rüzgarla sokaklarda kasetleri çalınmaya ve satılmaya başlandı.. Şimdi sokaklarda bile alıcısı çıkmıyor..

Sayın Gülen'in dikkatini çektiği mesele de bu..

Gülen'in uyarıları bununla sınırlı değil tabi ki.. Devam edelim:

"Ayrılığı silah tüccarları istiyor. Uyuşturucu sektörü istiyor. Dıştan Türkiye'nin bölünmesini planlayanlar istiyor. Fevkaladeden müdahalelere zemin hazırlamak isteyenler bu yönde tahriklerde bulunuyor.

"Meselenin bir diğer yanı, bölge insanının hissiyatını dikkate almaktır. Bölgedeki kanaat önderlerinin itibarı artırılmalıdır. Bölgenin nabzı iyi tutulmalıdır. Problemi bölge insanının sempati duyacağı, güven duyacağı insanlarla, idarecilerle çözmek lazım.

"Başka bir husus; öyle fazla müştereklerimiz var ki onlarda buluşmak lazım. Öyle değerlerimiz var ki onlarla akan sular durur. Bir defa 'Allah aşkına..' deyin bakalım.

Bir diğer nokta da şudur, Doğu ve Güneydoğu'yu cazibe merkezi haline getirmek gerekiyor... Kuzey Irak bir cazibe merkezi olursa başkalarının iştahını kabartır. Problem daha da büyür. Bölgenin bazı merkezlerini Paris, Londra, New York yapın, herkes gezmeye gelsin, turistik seyahatler olsun. Bu da 'diplomatik' maharet ister."

Aynen öyle...

Bunları yapmak biraz diplomatik maharet istiyor..

Bunları yapmak zor mu?

Yapmak istemedikten sonra zor tabi..

Yani eğer hedefiniz, bu önerileri sunan adamı, "Bakmayın siz yurt dışında yaptırdığı binlerce okula.. Bakmayın siz Türk Bayrağı dalgalandırdığına.. Milli Marşımızı okuttuğuna ise hiç kanmayın.. Rejimi yıkmaya çalışan biridir.. Tehlikelidir" diye suçlu ilan etmekle meşgul olursanız zor...

Bırakın bu önerilenleri yapmayı, bunların bir tanesini düşünmek bile çok, çok zor...

Söz Güneydoğu'dan ve Kürtlük'ten açılmışken, şahit olduğum başka bir konuyu da sizinle paylaşmak istiyorum..

Star Tv'de her Pazar akşamı yayınlanan Yıldız Tilbe'nin programında sanatçı Rojin'in Kürtçe seslendirdiği parçalardan dolayı canlı yayında uyarı yapıldı. Tilbe'ye bakılırsa uyarıyı yapanlar bakanlık yetkilileriydi..

Tilbe'yi o esnada dinlemenizi isterdim. Her bir sözü tokat gibiydi..

Dinleyin:

''Az önce devlet yetkilileri programımızın içeriğine ilişkin telefon etmiş. Birileri bizi uyarıyor. İsim de veriyorum, bakanlıktan aramışlar. Programımda Kürtçe şarkılar söylendiği için uyarılıyorum. Herkes şunu bilmelidir: Benim babam Ağrılı, annem Tuncelili ben Kürt Kızı Kürdüm. Aslını inkar eden haramzededir. Ben Kürt olduğumu ne inkar ediyorum ne övünme meselesi yapıyorum. Hepimiz kardeşiz. Bu ülke sınırları içerisinde yaşayanlar bölünmesini istemiyor. Beni böyle kabul etmiyorlarsa gelip beni alnımın ortasından vursunlar o zaman. Ben buyum ve herkes birbirini böyle kabul etmeli. Hepimiz kardeşiz.''

Hep diyorum ya hani, "Birileri bu dayatmalarla bölücülüğün hasını yapıyor" diye.. O bölücülüğe en güzel cevabı vermiş Tilbe..

Bunu canlı yayında ben söylemiş gibi rahatladım vallahi..

Hepinize iyi bayramlar..