Yazdır

Verilen Bir Bardak Su Boşa Gitmiyor

Yazar: Abdullah Aymaz, Zaman Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Zonguldak'tan İlhan isimli bir okuyucumuzun ibret dolu mektubunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

"On beş yıl önce Nahcivan'a okul açmak için gitmiştik. Başkentte yapılan görüşmelerden sonra Nahcivan'ın en uzak şehri Ordubat'a gittik. Orada da devlet erkanı ile görüşmelerin ardından başkente dönecektik bir yetkili kardeşim, 'İlhan Bey; Ordubat Devlet Hastanesi başhekimi sizi akşam evine yemeğe bekliyor' dedi. Şaşırdım, 'Tanımıyoruz, nasıl gideriz?' derken, 'Onları düşünmeyin İlhan Bey, mutlaka gidin. Biz Azerbaycanlılar sizleri çok severiz, ama Başhekim sizi bizden de fazla sever. Çünkü onun çocuğu Türkiye'de okuyor.' dedi. Gitmemiz gerektiğini düşündük. Telman Bey bizi gurbetten kardeşleri gelmiş gibi karşıladı, sarmaş-dolaş olduk, eşi ablamız Dr. Zenfire Hanım da bize çok içten davrandı. Dr. Telman Bey ve eşi, sanırsınız ki canlarını bile verecekler bize. Bu iki aziz dost 'Yiyin ne olur bitirin şu yemekleri.' diyordu, otuz kişi olsak bitmezdi bu yemekler. Lâf Türkiye'den açıldı 'Bizim çocuğumuz Türkiye'de okuyor.' dedi Telman Bey. 'Neresinde?' dedik. 'Ankara Samanyolu Koleji'nde okuyor, ismi Elçin İbadov, orta birinci sınıfta, daha on bir yaşında.' cevabını aldık. 'Öyle mi çok güzel, Samanyolu'nda olduğuna çok sevindik.' dedik.

Salondan çıkan Dr. Zenfire Hanım bir müddet sonra elinde bir resimle içeri girdi, Dr. Hanım eşinin başhekim olduğu hastanede çocuk doktoruymuş. Elindeki resmi göstererek "Bakın bakın şu resme." diyerek ağlamaya başladı. Aldık resmi, baktık ki bir sofrada bizim Osman ağabey, kendi çocukları, Azerbaycanlı diğer çocuklar ve Elçin yemek yiyiyorlar. Zenfire Hanım konuşmaya başladı, hem konuşuyor hem ağlıyordu, 'Orta bir talebesi... Geçen bayram arefesinde bayram münasebetiyle okulda okuyan çocukların hepsi evlerine ailelerinin yanına gitmişti, okulda yabancı çocuklar dışında hiç kimse kalmamıştı, Osman adında bir kardeşimiz arefe gününde hepsini almış götürmüş, hepsine elbise, ayakkabı, eşya almış. Evine götürmüş, bayramda akrabalarını beraber ziyaret edip bayramlaşmışlar. Kendi çocuklarıymış gibi ilgilenmiş. Yemek yerken çekilen bu fotoğraf bize her şeyi anlatıyor. 70 yıldır görmediğimiz can kardeşlerimiz varmış meğer Türkiye'de. Yemek tabakları dolu, herkes mutlu, benim çocuğum ve Osman kardeşimizin çocukları ve kendisi aynı masada, çocuğumun elbiseleri yeni, herkesin yüzünde tebessüm. Bu resim her şeyi bize anlatıyor. Osman Bey bu resmi çekip, bize bir de arkasına yazı yazmış, 'Çocuklarınızı merak etmeyin aç değiller açık değiller, sizler bizim kardeşlerimizsiniz. 70 yıl değil 170 yıl ayıramaz bizi.' diyerek tamamlamış. Analık işte, çok merak ediyordum; fakat çocuğumun iyi olduğunu görünce merakım kalmadı. Çünkü orada onların bir Osman ağabeyleri var, hem de binlercesi. Allah hepinizden razı olsun.' dedi. Dr. Zenfire Hanım'ın konuşması bitmişti, ağlamayan kalmamıştı. Bir resim bir küçük fedakarlık, Ermeni-İran üçgeninde kalmış Ordubat şehrinde karşımıza çıkmıştı. Ne konuşacağımızı bilemiyorduk. Sessizlik kapladı odayı. Evin reisi Telman Bey konuşmaya başladı, 'İlhan Bey kardeşim, duyduğuma göre siz buraya okul açmaya gelmişsiniz, ben sizi bakanlar ve bürokratlarla görüştürürüm. Elimden gelen her şeyi yaparım. Söyleyin, hiç çekinmeyin; benim yapacağım bir şey var mı? Resimdeki, Osman'ın eviyse burası da Telman ağabeyinizin evi, farkı yoktur. Maddi manevi ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.' dedi. Bizi Dr. Zenfire Hanım zaten ağlatmıştı. Dr. Telman Bey de ağlattı, biz de Ordubat'ta, dolayısıyla Azerbaycan'da ve Nahcivan'ın tamamında bulunanların hepsinin can kardeşimiz olduğunu bir kez daha anladık. Ev sanki ağabeyimizin ve ablamızın evi oldu bir anda. Osman ağabeyin yaptığı bu güzelliği ve karşımıza çıkan bu tabloyu düşünüyorduk. Ümitsiz gittiğimiz bir yerde, bize ümit kapısı olmuş bu insanların vefasını gördük bir anda. Allah (cc) yapılan hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmadığı gibi yapılmak istenen güzel işlerin önünü açtığını bir kez daha göstermiş ve biz de buna şahit olmuştuk."

Allah için yapılan her harekette bereket vardır...