Yazdır

Viyana'da Zaman

Yazar: Hüseyin Gülerce, Zaman Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Bu yazıyı Avusturya'da Graz'dan Linz'e doğru yolculuk yaptığım trende yazıyorum. Güneş, karlı dağlar ve bembeyaz bir örtü.

Beyaz örtüyü bazen boydan boya çizen siyah asfalt yollar ve kurşun renginde nehirler.. bir de sık sık girdiğimiz tüneller.. müthiş bir seyir güzelliği.

Gazetemizin Avrupa'daki tirajının artması için başlatılan "Değişime Doğru" kampanyasına destek amacıyla Zaman aboneleri ile sohbet toplantıları yapıyoruz. Altı gün içerisinde Wörgl'den başlayarak Innsbruck, Viyana, Graz, Linz ve Salzburg'da okuyucularımızla buluştuk/ buluşacağız. Türkiye'den bir yazarın gelmesi buradaki insanımız için başlı başına bir heyecan sebebi. Zaman Avrupa yöneticisi arkadaşlarımız kampanyanın adını "Değişime Doğru" koyarken, "diyalog, dostluk ve barış kapımızı çalıyor" demişler. Hazırladıkları broşürün kapağında yerkürenin üzerinde uçuşan kelebekler, ihtiyar dünyamız için yeni bir baharı müjdeliyor...

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde burada yaşayan Türklerin varlığı adeta bir öncü birlik gibi. Avrupalı yöneticiler yıllardır Türklerin bir türlü entegre olamayışından şikâyet ediyorlar. Türkiye'nin AB üyeliğinin, Hıristiyanlık-Müslümanlık ayrımı ile ifade edilen kültürel farklılıktan dolayı kolay olmayacağını herkes biliyor. Mesela Avusturya'da Türkiye'nin AB üyeliğine kamuoyunun yüzde 80'i karşı. Türkiye'de ise AB üyeliğine yüzde 70 oranında destek var. Kültürel farktan korkmayan biziz.

İşte tam bu konuda, toplumlar arasında diyaloğun gelişmesi, bunun için sağlam zeminler hazırlanması büyük önem taşıyor. Zaman adeta buna öncülük ediyor. Okuyucusuna sesleniyor: "Avrupa'da yaşıyoruz; ama komşumuz bizi yabancı görüyor. Biz kendimizi hâlâ yabancı hissediyoruz, kimliğimizi nasıl koruyacağız? Komşumuzu rahatsız etmeden, hatta onun gönlünü kazanarak bir arada nasıl yaşayacağız?" Kimliğimizi koruyarak, biz kalarak entegre olmak. Meselenin bamteli burası. Zaman bu konuda okuyucusuna, abone kampanyasında 12 kitap hediye ederek kültürel bir destek sağlıyor. Prof. Dr. Suat Yıldırım'ın Kur'an meali, Fethullah Gülen'in Amerika sohbetlerinden hazırlanan Ümit Burcu ve Gurbet Ufukları, Barış Köprüleri Türk Okulları kitapları hediyeler arasında.

Okurlarımızla sohbetler sırasında gördüm ki en büyük problemleri, çocuklarının burada kimliğimizden kopup kaybolmaları. Hemen her sohbette sordum: "Bir geçim derdiniz var mı?" Hep bir ağızdan cevap verdiler: "Yok." "Çocuklarınızın geleceğiyle ilgili bir derdiniz var mı?" Cevap verdiler: "Çok." Bizi Münih Havaalanı'ndan Wörgl'e götüren arkadaşımızın dedikleri hâlâ kulaklarımda: "Hani acil bir hasta için acele kan aranıyor" diye anonslar yapılıyor ya. Biz çocuklarımız için böyle bir arayış içindeydik. Zaman Gazetesi, buradaki eğitim merkezleri, kurslar, yurtlar bize kan gibi geldi. Artık yavrularımızın geleceği ile ilgili endişelerimiz yok. Arkadaşların tavsiyeleri üzerine onlara üniversite tahsili yaptırmamız için artık Türkiye'de ev, arsa alma sevdalarından vazgeçtik.

Graz'da Prizma eğitim merkezinde, burada üniversitelerde okuyan on beş Boşnak öğrenciyle yaptığımız sohbet de benim için güzel bir sürpriz oldu. Meğerse Boşnaklar, 1. Dünya Savaşı'nda İtalyanlara ve Ruslara karşı Avusturya'nın yanında savaştıkları için üniversitelerde hiç ücret ödemeden okuma hakkına sahipmişler. Bosna'nın Bihaç şehrindeki Türk kolejinden mezun Haris Nadareviç de şimdi Graz'a uluslararası ilişkiler okumak için gelmiş.

Boşnak öğrenciler de Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini heyecanla bekliyorlar. "İnşallah birlikte üye oluruz" diyorlar. En çok Türkiye'yi sevdiklerini, Türkiye'yi görmeyi çok arzu ettiklerini söylüyorlar.

Viyana'da Zaman ümitleri tazeliyor.