Yazdır

Calvinizm Tartışmaları ve Weber'ci Çözümlemeler

Yazar: Prof. Dr. Bekir Karlığa, Bugün Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, Avrupa istikrar girişimi (ESİ) tarafından yayınlanan "İslami Kalvinistler. Orta Anadolu'da değişim ve muhafazakarlık" başlıklı raporda, Protestan ya da Calvinist ahlaka vurgu yapılarak, Orta Anadolu'da gerçekleşmekte olan ekonomik gelişmeden söz edilmekte, İslam ve modernleşme konusu ele alınmaktadır.

Bazı benzetmeler ve adlandırmalar pek yerinde olmasa da rapor, önemli bir gerçeğe parmak basıyor: İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi metropoller başta olmak üzere; Kayseri'si, Çorum'u, Kahramanmaraş'ı, Malatya'sı, Gaziantep'i, Eskişehir'i, Denizli'si, Uşak'ı ile bütün Anadolu'da yeni bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Türk insanı, dini ve manevi değerleriyle çağdaş hayatı buluşturmanın zorlu sınavını veriyor.

***

Sayın Ertuğrul Özkök, Cüneyt Ülsever ve Hadi Uluengin başta olmak üzere, birçok gazeteci ve yazar bu raporla ilgili farklı değerlendirmeler yaptılar. Bu çerçevede Weber, Calvin ve Calvinist ahlak, Luther ve Protestanlık, Rönesans ve Reform hareketi, zihniyet ve din çözümlemesi, Orta Anadolu modeli, Bediüzzaman Said Nursi ve Nur cemaati, Fethullah Gülen hareketi gibi birbiriyle bağlantılı olabilecek pek çok konu dile getirildi.

Tartışma, aslında önemli bir merkeze doğru odaklanıyor. Aydınlarımız, ön yargılarını bir kenara bırakarak, tarafsız bir yaklaşımla ve yeterli bir bilgi birikimiyle sağlıklı analizler yapmaya çalışırlarsa, önemli sonuçlara ulaşabilirler. Varılacak sonuçlar, elbette ki Türkiye, İslam dünyası ve Batı açısından önemlidir.

***

İktisadi düşünce, sosyoloji ve din sosyolojisi alanındaki çalışmalarıyla haklı bir şöhret kazanmış olan Weber'in, Protestan-Calvinist iktisat ve ahlak teorisini sergilediği ana eseri olan "Protestan ahlakı ve kapitalizmin ruhu" isimli kitabı, yayınlandığı günden beri Doğu'da, Batı'da büyük ilgi toplamıştır.

Weber, Hegelci geleneğe bağlı Pozitivist bir düşünür olmakla beraber, Pozitivizm'in dini dışlayan yaklaşımlarının yeterli olmadığını görmüştü. O, modern dinler tarihi disiplini gibi, din sosyolojisini de pozitif ve rasyonel temeller üzerine inşa ederek din-toplum ilişkisini ele almak istiyordu. Daha çok Hint dinleri üzerine yoğunlaştırdığı araştırmalarında İslam ile ilgili de spekülatif değerlendirmeler yaptı.

***

Weber, Avrupa merkezli (Eurocentrist) dünya görüşüne sıkı sıkıya bağlı kalarak, Avrupa medeniyetinin eşsizliğini vurguladı ve onun sahip bulunduğu özelliklerin, başka hiçbir medeniyette bulunmadığını savundu. Batı emperyalizminin ileri karakolu durumunda bulunan ve yeryüzündeki bütün birikimleri Batı uygarlığı ekseninde ele almaya çalışan Oryantalist çözümlemelere fazlasıyla güvendi.

İslam'ın, fütuhat ve ganimet ekonomisiyle dışa açılan, Arap ırkının üstünlüğünü savunan, sınıf ve statü farklılığına dayalı, feodal bir savaşçılar dini olduğunu öne sürdü. Disiplinli çalışma ve üretmeyi teşvik edip savruk, gösterişçi tüketime karşı çıktığını belirttiği Calvinizm'in aksine İslam'ın, rasyonel bir iş ve üretim felsefesine kapılarını tamamen kapattığını iddia etti.