Yazdır

Diyalogla Değiştiler...

Yazar: Hüseyin Gülerce, Zaman Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Avustralya'da Kültürlerarası Diyalog Merkezi var. Orada doğup büyüyen ikinci kuşak Türklerin kurdukları bir merkez. Başında Orhan Çiçek diye kendini hoşgörü ve diyaloğa adamış bir gönül eri bulunuyor. Kendisi ile tanışınca, çalışmalarının nasıl ses getirdiğini sordum.

Benim için hususi bir derleme yaptı. "Diyalog oluyor da ne oluyor? İşte Danimarka'daki karikatür krizi ortada..." diye düşünenlere bir cevap, ayrıca evrensel insanî değerlerde buluşma adına gidilen yolun isabetliliğini anlatma adına, söylenenleri ve yazılanları sizlerle paylaşmak istiyorum:

Prof. Joe Camilleri (Pax Christi Katolik Cemaati Avustralya Başkanı): "Önceleri bizler Müslümanları diyaloğa teşvik ederdik. Birkaç imam ya gelir ya gelmezlerdi. Şimdi bu grup profesyonelce ve büyük organizasyonlar yapıyor. İlk zamanlar 'birkaç Müslüman gencin hevesi' demiştik. Şimdi herkes, onların kurduğu diyalog merkezi ile beraber işler yapmak istiyor. Üniversiteler, enstitüler, din kurumları ve devlet kurumları onlara ilgi gösteriyor ve destek oluyor."

Christ Prowse (Melbourne Katolik Başpapaz Yardımcısı): "Bu arkadaşlar neye dokunsa altın oluyor ve herkes tarafından önemseniyor."

Kevin Chamberlin (Melbourne anakent eski belediye başkanı): "İlk defa yapmış oldukları 'sema ve sufizm' programlarına katıldığımda beni kendilerine hayran bırakmışlardı. Geçen yıl onlarla Türkiye gezisine katıldım. Ben dinlerden çok hoşlanmam, fazla ilgim de yoktur. Ancak bu kişiler öyle candan insanlar ki, tekliflerine hayır diyemedim. Bütün programlarına severek ve ilgi ile katılıyorum. Anakent belediyesi olarak diyalog merkezine her türlü desteği vermeye devam edeceğiz."

Ashley Dikinson (Victoria Eyalet Emniyet Genel Müdür Yardımcısı): "Ben uzun yıllar Fitzroy ilçesinde polis karakol müdürlüğü yaptım. Bölgemde çok yoğun bir Türk toplumu yaşamakta idi. Kavgacı ve problemli insanlardı. Türkler hakkında sevimsiz ve kesin görüşlerim vardı. Fakat geçen yıl eyalet valisinin ana konuşmacı olarak katıldığı 'İbrahimî Dinler Konferansı'na ben de davetli idim. Bu grup ile ilk kez burada tanıştım. Sonra onlarla Türkiye'ye gittim. Kafamda oluşan Türk, Müslüman şablonlarını tamamen sildiler. Bugün ben, bir Türkiye hayranıyım. Bu kişilerin samimiyetleri, sıcak ev ve aile ortamları beni çok etkiliyor."

Fred Morgan (Avustralya Gelişimci Yahudi Cemaati lideri ve en büyük sinagogun hahamı): "Bizi İbrahimî Dinler Konferansı'na ortak tertipçi olarak davet etmişlerdi. O gün bugündür bu grubun bütün faaliyetlerine katıldık. Şu işe bakın. Biz güvenlik şirketlerine milyonlarca dolar vererek, sigortalara primler ödeyerek ibadethane ve kurumlarımızı Müslümanlardan gelecek terör eylemlerinden korumaya çalışıyoruz. İlginç olan şu: Şimdi kapılardaki güvenlikçilere talimat veriyor ve diyalog merkezi mensuplarını özel olarak karşılıyoruz. El üstünde hem ibadethanemize hem de evlerimize misafir ediyoruz. Avustralya'daki tek haftalık Yahudi gazetesinde ilk defa Müslümanlar hakkında müspet haber çıktı. Hem de on sayfa."

Barney Zwartz (The Age gazetesi din işleri editörü ve yazarı. The Age, Avustralya'nın en elit ve en yüksek tirajlı gazetesi): "Özellikle Ramazan iftar programları, gerçekten yeni bir örnek ve hayli ilgi topluyor. Çok farklı bir birliktelik oluşturuyor. Önemli insanlar bir araya geliyor. İslâm hakkında bilinmesi gereken doğru bilgilere bizlerin ulaşmasına vesile olunuyor. Müslümanlığı tanımamda ve ilgi duymamda bu grubun çalışmaları beni hayli etkiledi. Geçen yıl gittiğim Türkiye gezisinden sonra kendi kendime söz verdim. Gazetemde kalemimi bir daha Müslümanlar hakkında aleyhte kullanmayacağım."