Yazdır

Edepsizlik Hürriyeti

Yazar: Muhammet Mertek, Zaman Avrupa Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Alman birinci kanalı ARD'de yayınlanan Sabine Christiansen'in programında iki sembol vuruşuyor. Hristiyanlığın sembolü haç ile bir kılıç. Aslında İslam'ın sembolü hilal olduğuna göre niçin kılıç kullanılmıştı. Mesaj açık. İğrenç karikatürlere verilen tepkiler üslup hatasıyla tam da bazılarının istediği şekilde ortaya çıkmıştı. Şiddet çağrıştıran, militan ve sevimsiz bu üslup, Müslümanların çoğu tarafından tasvip görmediği gibi batı kamuoyuna dayatılan önyargıları haklı çıkaran malzeme haline gelmişti artık. Şimdi Alman medyasındaki yayınların bir çoğu "kültürler savaşına doğru mu?" başlığıyla çıkıyor. Yani Hristiyan kültürüyle İslam kültürünün savaşması isteniyor. Diyaloglar yoluyla mutlaka engellenmesi gereken bir gidiş bu. Sağduyu galip gelmeli.

Kılıç sembolü şiddet içerikli protestolar sonucu kullanılsa da, aslında Avrupa'daki bazı çevrelerin bakış tarzını ortaya koyan bir gerçek. Maalesef Müslümanlar bir kere daha şiddet yanlısı, demokrasiden nasibi olmayan, insan hakları ve fikir özgürlüğüne oldukça uzak gerici insanlar yığını olarak takdim ediliyor. Korkulması gereken bir kitle imajı ön plana çıkarılıyor. Her fırsatta bir "Müslüman korkusu" kamuoyuna yayılmaya çalışılıyor.

Avrupalıların İslam'ı hiç tanımadığı, yıllardır biliniyordu, ama demokratik bilince sahip, "okumuş" toplumların bu kadar yönlendirilmeye açık olduğunu anlamakta zorlanıyor insan. Bir ankete göre Almanya'da halkın yüzde ellibeşi Müslümanları bir tehdit olarak görüyormuş. Bir ölçüde halkta oluşan önyargılar mazur görülebilir, ama "akil", düşünen ve toplumun önünde yürüyen insanların olaylara oldukça cahilane, taassup içinde ve at gözlüğüyle bakmasını nereye koyacağız? Basiretli ve sorumluluğun bilincinde siyasetçilere ihtiyaç var.

Avrupalılar, Müslümanlardan niçin korkar? Askeri, teknik, teknolojik ve ekonomik üstünlükleri varken bu korku da neyin nesi? Anlaşılıyor ki bu korku ve histerik yaklaşım, bir politika gereği uygulanan sanal görüntüden ibaret. Amaç İslamiyeti "şiddete prim veren, Avrupalıların yüzyıllar boyunca geliştirdikleri değerlerin çok gerisinde bir terör dini", Müslümanları ise terörist, insan hakları ve fikir hürriyeti gibi değerlerin bile ne olduğunu bilmeyen bir yığın olarak göstermek.

Allahtan Türkiye ve Avrupa'da yaşayan Türkler, tepkilerini büyük bir olgunluk içinde demokratik şekilde verdiler. Bazı ülkelerde kitleleri harekete geçirip sokağa dökmek ise çok kolay oldu. İlginçtir, olaylar hep planlı gelişiyor; kitleler, istenen oyunun amacına uygun hareket ediyor, hatta o oyunun parçası haline gelebiliyorlar. Basiretli olmaya çağıran o kadar dinamiklerimiz olmasına rağmen.

Avrupa ülkelerinde ise karikatüre verilen tepkiler, basın ve fikir özgürlüğünü kısıtlama şeklinde algılandı ve bu şekilde işlendi. Artık hiç bir kutsalın kalmadığı bir toplumda seküler değerlere sığınılarak, inatla olaya siyasi boyutlar kazandırıldı. Bazı medya grupları inanılmaz şekilde hem karikatürlerle en bayağı şekilde peygamberimize hakaret ettiler, hem de Müslümanları çağdışı ve terörist ilan ettiler. Korkunç bir aşağılama, dışlama, onura dokunma, alay edilme, kutsalına hakaret etme ile karşı karşıya kalan Müslümanlar, bazı halk yığınlarının protestosu bahane edilerek, toplumda öcü gibi gösterildi, gösteriliyor. Elbette çok yanlış ve insanlığa sığmayan bir davranış bu.

Birer terbiyesizlik vesikası olan karikatürlerin hangi ölçüde fikir hürriyeti olarak ele alınabileceğini ise Fethullah Gülen Hocaefendi şu cümlelerle çok güzel değerlendiriyor: "Fikir hürriyeti hiç kimseye başkalarını karalama hakkını vermez. İnsanlar her ne kadar fikirlerini serbestçe yaymada hür olsalar da mutlaka her şey sınırlanır. Fikir hürriyetiniz belli sınırlar içine girer ki, sadece kendi fikir hürriyetiniz, özgürlüğünüz derseniz başkalarının özgürlüğü hiç kalmaz. Oysa ki o özgürlüğün çevresinde bile ülkelerin sınırları gibi şerhatlar olması lazım. Sizinki bir yerde, öbürününki de bir yerde bitmesi lazım. Herkese saygılı olacaksınız. Orada irtikap edilen şu anda ciddi bir saygısızlıktır. Düpedüz bir terbiyesizliktir. Hadlerini bilmeleri lazım."