Yazdır

Gülen'in Terörle İlgili Açıklamaları Ders Malzemesi Oldu

Yazar: Muhammet Mertek, Zaman Avrupa Tarih: . Kategori 2006 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Gazete ve dergi gibi yayınlar gerçekten bir penceredir. O pencereden bakana bir perspektif, bir bakış açısı sunar. Bir gazetenin dünyada olup bitenler hakkında sunduğu bakış açısı o konuyla ilgili insanın düşünce yapısını da önemli ölçüde etkiler. Bu yönüyle belli gazete ve dergileri takip etmek, okumak çok önemli. Türkçe gazeteler içinde Zaman Gazetesi'nin apayrı bir yeri var. İsterseniz deneyiniz. Bir ay Zaman, bir ay da başka bir gazete okunduğunda (ama bakmak değil, okumak şartıyla) aradaki fark hemen anlaşılacaktır. Zaman'da yayınlanan doğru bilgilerin, Almanya'nın yetkin kurumları tarafından ciddiyetle takip edilmesi ve döküman olarak kullanılması, yayınların ne anlama geldiğini gözler önüne seriyor. İşte buna bir örnek:

Merkezi Bonn'da bulunan Siyasi Eğitim Federal Merkezi (Bundeszentrale für politische Bildung), Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen bir çok kitap yayınlıyor. Bunlar arasında birçok İslam konulu kitap ve ders malzemeleri de çıkıyor. Geçenlerde yayınlanan son kitap, Yusuf ve İbrahim (peygamberler), İncil'e Göre Tarihî İsa; İsa ve İslam, Müslüman Göç ve Entegrasyon ana konularını ele alıyor. Zaman Gazetesi, Hocaefendi'nin terör ve şiddetle ilgili düşüncelerini kamuoyuna duyurmuş, hatta konuyla ilgili Almanca bir ek vermişti. Kitap, Zaman'dan yaptığı alıntıları, "Günlük Hayatta Başarılı ve Başarısız Entegrasyon-Problemler, Çatışmalar ve Çözümler" altbaşlıklı bölümünde döküman olarak yayınlanıyor.

Kitapta sunulan başlık ve döküman şöyle: Fethullah Gülen: Terör, İslam'ın aydınlık çehresini karartıyor.

"Bütün terör faaliyetleri, kimden ve nereden gelirse gelsin, barışa, huzura vurulan en büyük darbedir. Hangi sebeble ve hangi maksada yönelik olursa olsun, hıçbir terör faaliyeti katiyen tasvip edilemez. Terör, bir kurtuluş mücadelesi şekli olamaz. Ayrıca terör, pek çok masumu da kurban alır. İnsanlık tarihinin şu son yarım asrını dolduran terör faaliyetleri, başlangıçta teröre maruz tarafa zarar veriyor gibi görülse de, nihai zararı neticede daima teröristlerin aleyhine ölmüştür. Bu sebeple, ABD'deki bu terör hareketi, yalnız ABD'ye yapılmış bir hareket değil, dünya barışına karşı yapılmış menfur bir sabotajdır. Bunu, ancak insanlıkla alakaşı olmayan cani ruhlular yapmış olabilir. Terör, bilhassa İslami bir gaye adına katiyen kullanılamaz. Terörist Müslüman, Müslüman terörist olamaz. Müslüman, ancak sulhün, barışın ve huzurun sembolü olabilir. İslam, bir gemide dokuz canı bir masum bile bulunsa, dokuz canı ölsün diye, o masumun hatırına geminin batırılmasına izin vermez. İslam'da hak haktır; hakkın büyüğü küçüğü yoktur; bir masumun hakkı toplum için bile feda edilemez."

"Dünyada en nefret ettiğim insanlardan bir tanesi Bin Ladin'dir. Çünkü Müslümanlığın dırahşan (aydınlık) çehresini kirletmiştir. Bir kirli imaj meydana getirmiştir. O korkunç tahribatı bundan sonra biz bütün gücümüzle tamire kalkışsak bile seneler ister.

Bu terör yanlısı insanlar Müslüman ailelerde, gözümüzün önünde büyüdüler. Biz onları Müslüman sandık. Onlar nasıl bir süreç geçirdiler de terörist oldular? Hepimiz suçlu değil miyiz?

Bizim suçumuz. Milletin suçu. Eğitimin suçu. Hakiki Müslüman'ın, İslamiyet'i dört bir yanıyla anlamış bir insanın terörist olması düşünülemez. Teröre girmiş bir insanın Müslüman olarak kalması zordur. Hedefe ulaşmak için insan öldürmeyi din tecviz etmez. Tabii onların mükemmel yetiştirilmesi mevzuunda hangi gayretleri ortaya koyduk ki? Hangi bağlayıcı unsurlarla onların ellerini ve kollarını bağladık ki? Hangi sorumluluk duygusu altında onları yetiştirdik ki onlar terör yapmasın diye bekliyoruz. Eğer İslamî değerlere bağlılık içinde Allah korkusuyla, ahiret korkusuyla, dinin emirlerine muhalefet etme korkusuyla insanlar terör yapmayacaklarsa o mevzuda biz gerekli olan hassasiyeti ortaya koymadık. Şimdi bile kenarından köşesinden belki o meseleyi işleyen bazı yol ve yöntemler var." (Sayfa 54)

Bu kurumun yayınlarının Almanya'nın her tarafında başta okullar olmak üzere değişik kurumlarda kullanılması, özellikle de Gülen'in açıklamalarından bu bölümlerin döküman olarak seçilmesi, Zaman'ın yayınlarının hedefine ulaştığını çok güzel gösteriyor.