Yazdır

Dibi Belli Tencere-Kapaklar Buluşması

Yazar: Ali Ünal, Zaman Tarih: . Kategori 2009 Köşe Yazıları

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 
Ülkemizde bir grup, Fethullah Gülen Hocaefendi'yi, ta Edirne günlerinden beri hiçbir hukukî ve ispatlanmış gerekçeye dayanmadan ve her defasında hukuk ve yargı farklı hükmetmesine rağmen "dinî devlet kurma peşinde" olarak suçlayagelmiş, bu suçlamalarını Türkiye dışında taşıyabildikleri her yere bıkıp usanmadan taşımaya devam etmişlerdir.

Aksi yönde bir başka grup da, onu "rejimin, şu veya bu ülkenin adamı" olmak gibi, bütünüyle spekülatif suçlamalara hedef kılmışlardır. "Meleğe şeytan, şeytana melek dedirten" siyasî taraftarlık, meşrep taassubu, cehalet, İslâmî ölçülerden habersizlik gibi faktörlerin yanı sıra, başkalarının aksiyon çizgisinde tepkici bir tavırla tenkidi hizmet zannetme de bu suçlamalara kaynaklık etmektedir.

Söz konusu ikinci gruptan bazıları, İsrail'in Filistin'de işlediği son vahşeti kınama ve Gazze'ye sahip çıkma adına bu trajediyi, 120'ye yakın ülkeye yayılmış hizmetleri, müesseseleri görmeyerek, bütün dünyada iletişim koridorları açan ve günümüzde İslâmî-insanî hizmetlerin en temel zeminini oluşturan hoşgörü ve diyaloğa, bunu benimseyen insanlara ve Hocaefendi'ye bir defa daha saldırı adına kullanabilmektedir. Buna karşılık, tam karşı noktada, Türkiye'de "Ergenekon terör örgütü"ne destek çıkan (meselâ, Michael Rubin, Erdoğan, Ergenekon, and the Struggle for Turkey, Mideast Monitor, 8.8.2008), bu kesimlerin de kendileriyle içli-dışı olduğu, ABD'de özellikle ilim çevrelerinde hiçbir ciddi etkisi ve itibarı bulunmayan aşırı Neo-con ve Siyonist bazı çevreler de, Türkiye'deki "Ergenekoncular" ağzıyla Hocaefendi'ye saldırmaktadır. Onların Türkiye'deki sözde anti-Amerikancı yandaşları gibi, hem Ergenekon'a, hem ABD'nin GOP projesine, hem de İsrail'e hep destek çıkmış daha başkaları da, bu saldırıları kaynağına bakmadan ve kaynak hakkında gerçek bilgileri vermeden sayfalarına taşıyabilmektedir.

Ali Halit Aslan Bey, Hocaefendi'ye tam Türkiye'de Ergenekon davası görülür, özellikle Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV, Ergenekon tipi örgütlenmelerin ülkemizden temizlenmesi için ciddî yayın yaparken ve tam İsrail Filistinlilere karşı Gazze'de acımasız bir vahşet icra ederken söz konusu son saldırıyı yapanların niteliğini nezih bir üslupla ortaya koydu. Bunların yayınladığı ve Hocaefendi'ye saldırının yer aldığı dergi, "katı bir Siyonist yayın organı, güvenilmez bir bilgi kaynağı" olarak niteleniyor. Söz konusu dergiyi yayınlayan Daniel Pipes ve onun yönettiği forum ile site hakkında Yahudi profesör Joel Beinin, "Kendi akademik kariyerini sürdüremeyen Daniel Pipes, onu reddeden ilim topluluğundan intikam alıyor. Pipes, eskiden beri Amerikalıları Araplar ve Müslümanlar aleyhinde kışkırtmaktadır. Forumu ve sitesi, üniversite kampüslerinde ayrılık çıkarmaya çalışmakta, yanlış bilgilendirme, tahrik ve cehalet yayan profesörleri sahiplenmek gayesi taşımaktadır." diye yazmaktadır. Meşhur gazeteci Robert Fisk de, Daniel Pipes ve (söz konusu derginin, Türkiye'de Ergenekoncu çevrelerin koruyucusu, Neo-con Michael Rubin ve Pipes'la birlikte bir diğer önemli ismi) Martin Kramer hakkında, "İsrail'i sevmeyen profesörleri mahkûm ediyorlar. Filistinli ilim adamı Edward Said'e destek dilekçesini imzalamak gibi 'affedilmez bir suç işleyen' sekiz profesörü Mc-Carthy'ci listeye almış bulunuyorlar." demektedir. (http://www.sourcewatch.org/index.php?title=Middle_East_Quarterly)

Hocaefendi'ye söz konusu saldırı yazısını yazan Rachel Sharon-Krespin ise, hakkında internette, 15 yıl İsrail'de yaşamış, Türkiye'de anti-Semitizm'in zirve yaptığı iddiasında, çok da tanınmayan ve itibarı da olmayan Yahudi Türk Amerikan Konseyi kurucusu, Ortadoğu Medya Araştırma Enstitüsü (MEMRİ) üyesi bir Türk Yahudisi olduğu dışında ciddî bilgi bulmanın mümkün olmadığı silik bir şahsiyet. Dergisi de, Hocaefendi'ye saldırının yanı sıra, AK Parti'nin yalnız Türkiye'yi değil, Avrupa'yı da Müslümanlaştırdığı gibi en uçuk iddialarda da bulunabiliyor. Benzer iddiaların son dönemde Türkiye'de gündeme gelmesine de ne demeli. Tencereler ile kapaklar hep birbirlerini buluyor.