Yazdır

Gönüllüler "Açılımı" Okuma Salonları

Yazar: Nazmi Çelenk, Tercüman Tarih: . Kategori 2010 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Son günlerde polis teşkilatının çocuklardan lastik satın alma çalışmasını takdir etmek gerekir diye düşünmekteyim. 2 TL'ye lastik satan çocuğun beş milyona ne yapabileceğini siz düşünün. Geçenlerde gazetelerde güzel bir fotoğraf vardı.

Polis memuru kendisine taş atan bir çocukla oturmuş sohbet ediyordu. Memur çocuğa belki "Oğlum sen ne yapıyorsun, bana taş atman gerekmez!" diyordu, belki de çocuk memura bakıp "büyünce ben ne olacağım" diye düşünüyordu.

Bu çocuklara taş ve Molotof attıran, büyüyünce de dağa çıkartan şey neydi? Neydi yıllardır onları terörün enstrümanı yapıp onunla ağıtlar yaktıran?.. Bu, kökleri geçmişe dayanan bir hastalığın neticesiydi.

O bölgede dinin en büyük enstrüman olduğu kabul edilirse.

Bölgenin yetiştirdiği din alimlerinden faydalanmamak teröristlerin ve yatakçılarının faydalanmasına sebep olabilir.

Çağın büyük fikir adamı ve din alimi Said Nursi meğer bu hastalığı yüzyılın başında tespit etmiş ve reçetesini yazmış. Bakın ne diyor:

"Bizim düşmanımız cehalet, fakirlik, anlaşmazlıktır. Bu üç düşmana karşı sanat, ilim, birlik-beraberlik silâhıyla mücadele edeceğiz."

Ne kadar yerinde tespit olsa da kullanılmadığı aşikardır... Sanki özellikle son yıllarda yaşadığımız bu yürek yakan hadiseleri görür gibi söylemiş, söylemekle kalmamış ve icraata da bizzat bir inşaat işçisi gibi katılarak, Sultan Mehmed Reşad ve hükümetinin desteğiyle Van'da bir üniversitenin de temellerini atmış, fakat I. Dünya Savaşı'nın çıkması sebebiyle bu projesi yarım kalmış.

Şimdi ise bazı dernek ve sivil toplum kuruluşları bölgede gençlerin terörden uzaklaşması ve dini yeterince öğrenebilmelerine imkan tanıyor

Bu ve benzeri fikirler hayata geçirilebilseydi, sivil toplum kuruluşları devlet ile beraber çalıştırılabilseydi PKK belki de hiç olmayacaktı. Öte yandan, çok güzel ve umut verici icraatlar yapılıyor. Son günlerde Doğu ve Güneydoğu' da ki okuma salonlarının adını daha çok duymaya başladım.

Bu kurumlar, o bölgelerdeki evlatlarımıza ücretsiz eğitim veriyor ve kitap-kırtasiye ihtiyaçlarını temin ediyor. Bu çocuklar da çeşitli üniversiteleri kazanıp hayata atılıyorlar. Yahu, şahsi menfaatlerin ve paranın putlaştırıldığı günümüzde bu ne büyük fedakarlık!

Mesela, Diyarbakır'da okuma salonlarının faaliyete geçmesiyle suç oranı yarıya inmiş. Taş atan çocukların büyük bir kısmı ailelerinin de teşvikiyle boş vakitlerini okuma salonlarında değerlendiriyorlarmış.

Diğer şehirlerde de durum muhtemelen benzerdir. Yani aklını kullanmayı öğrenen, şuur ve ahlak kazanan çocuklar, kap-kaç yapar mı, dağa çıkmak ister mi, teröre malzeme olur mu? İşte bu okuma salonlarından mezun olan yüzlercesi bunun canlı ispatları olsa gerek...

Doğu'da ki onlarca okuma salonu ve yapılan eğitim faaliyetleri, bize kurtuluş için ümit veriyor. Bunlara maddi ve manevi vesile olan "Gönüllüler", Said Nursi'nin projesini hayata geçiriyor olmalı. Bu gönüllüler hareketini ve onları teşvik eden Fethullah Gülen'i tebrik etmek lazım.