Yazdır

Hizmet Hareketi'ne yönelik psikolojik harekâtlar

Yazar: Erkam Tufan Aytav, haber7 Tarih: . Kategori 2012 Köşe Yazıları

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

Kendimi bildim bileli bu ülkede hizmet hareketine ve Fethullah Gülen Hocaefendi'ye yönelik operasyonlar yapılır.

Marjinal ama kimi güçleri ellerinde tutan bir kesim, bir şer şebekesi bu hareketi Türkiye için derhal ortadan kaldırılması gereken bir oluşum olarak hep gördü. Aslında Türkiye için demek yerine kendi çıkarları ve düzenekleri açısından ortadan kaldırılması gerekiyordu demek daha doğru olur.

Bu zihniyet için irticadan kasıt çoğunlukla bu hareketti. Varlığından hep endişe ettiler. Pirincin içinde beyaz taştı onlar için. Sarıkları cüppeleri yoktu ki hemen tespit edebilsinler ve ayıklansınlar. Ceketli, kravatlı insanlardı, çoğunluğu itibarı ile üniversite mezunuydu. Çizilen yobaz imajına pek uymuyorlardı.

İşte asıl tehlike bunlardı. Söylem bazında ifadeleri 'bu cemaat ülkeyi karanlığa götürüyor şeklinde idi. Bu gençlerin kimisi iş adamı, kimisi de devlet memuru olmaya başlamıştı. Bunu sızma olarak nitelediler. İşin doğrusu şer amaçlı oligarşik yapıları tehlikeye girmişti.

O halde bu harekete dur demek ve önlerinin kesilmesi için bir şeyler yapılması gerekmekteydi.

Ama ne var ki burada bir problem vardı. Bu hareketin yaptıkları her şey hukukiydi ve insaniydi. Okular, yurtlar, burs vermelerin hepsi resmiydi. Yasa dışı bir şey yoktu. Bu ülkenin kanunları ile niye öğrencilere burs veriyorsun, niye yurt açıp Allah, Peygamber anlatıyorsun diye suçlayamazlardı. (bir dönem bunu da yapmışlardı) Üstelik aileler çocuklarını bu eğitim kurumlarına vermek için yarışmaktaydılar.

O halde terör örgütü kapsamına sokulması ve bitirilmesi gerekiyordu. Bu amaçla Fethullah Gülen Hocaefendi yıllarca terör örgütü lideri iddiası ile yargılandı, sonuçta beraat etti. Bu çerçevede daha neler yapmak istediklerini Ergenekon, Balyoz, Kafes davalarında hep beraber gördük. Burada detaya girmeyeceğim.

Tankla, topla, yurtlara silah bırakarak Hizmet Hareketini bitiremediler. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. 28 Şubat ve sonrası süreçlerde bunu net olarak gördüler..

Bu şer şebekesi Hizmet Hareketine karşı artık daha rafine, daha bilinçli operasyonlar yapıyor. Sosyal bir hareketin klasik yöntemlerle bitirilemeyeceğini gördüler. Geçmişten ders çıkardılar.

Dedim ya daha rafine, daha sofistike operasyonlara giriştiler. Psikolojik harekâtlarında artık yeni yöntemler uyguluyorlar. Yeni hedefleri; Hizmet Hareketi'nin toplumsal bağlarını kopartmak ve yalnızlaştırmak.

Bunun için yaptıkları toplumun çeşitli katmanları ile Hizmet Hareketini karşı karşıya getirmek.

Bu kapsamda dönüp yakın geçmişe baktığımızda bu tarz pek çok operasyonun yapıldığını görebiliriz.

Bir çırpıda aklıma gelenleri şimdi sizlerle paylaşayım

Hatırlayacaksınız bazı MHP'li milletvekillerinin uygunsuz görüntüleri internet üzerinden piyasaya sürülmüştü. Bu operasyon merkezi derhal bunu Hizmet Hareketinin üzerine atmıştı. Buradan amaçları hareketin milliyetçi tabanla irtibatlarını kesmekti. Bir sürü iftiralar atıldı, kampanyalar düzenlendi ama bir tek kanıt ortaya koyamadılar, hepsi de fos çıktı.

Bir başka operasyon ile KPSS sınavlarında soruların çalındığı konusuydu. Bunu da Hizmetin üzerine atmaya çalıştılar. Bununla ilgili pek çok haberler yaptırıldı. Amaçları gençliğin Hizmet ile irtibatını kesmekti. Sonuç gene fos çıktı.

En büyük operasyonlardan biri de Fenerbahçe operasyonuydu. İftiralarına göre Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirecekti. Bunlar devleti ele geçirecekleri üreten kafa bunu da üretmişti. Fenerbahçe'nin dinamik ve heyecanlı taraftarlarını Hizmet ile karşı karşıya getirmek istediler. Bazı medya mensupları muhtelif ilişkileri ile bunları köşelerine, ekranlarına taşıdılar. Bazısı da ya cemaat düşmanlığından, ya da fanatikliklerinden bu zokayı yuttular. Hatırlayın Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirecek hezeyanını topluma kabul ettirmek için ne kadar gayret sarf etmişlerdi.

Şimdi dönüp geriye baktığımızda komik gelen bu iddiayı topluma kabul ettirmek için çok çaba gösterdiler. Derken Fenerbahçe'nin yönetim kurulu seçildi, neyin ne olduğunu da herkes görmüş oldu.

En son operasyon da savcının MİT dosyası üzerinden yapıldı. Savcının cemaatçi olduğu, bunu Hizmet Hareketinin planladığı yayılmaya çalışıldı. Buradan amaç da hükümet ile hareketi karşı karşıya getirmekti. Yani bir taşla iki kuş.

Buradan açıkça itiraf edeyim, bütün bu yapılan operasyonlar o kadar da başarısız operasyonlar değillerdi. Çünkü bunları yapanlar psikolojik harekâtı çok iyi biliyorlardı.

Evet iddialarına tek bir delil koyamadılar. Zaten yalanlarına delil de bulamazlardı. Amaçları da zaten kirli bir psikolojik operasyon yapmaktı.

Bu şer şebekesi iftiralarına muhtemelen devam edecek. Ama hizmete gönül verenler de hizmetlerine.