Yazdır

Modena gecesi

Yazar: Abdullah Aymaz, Zaman Tarih: . Kategori 2012 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

İtalya’nın Como şehrindeki ALBA Diyalog Derneği’nin yemeğinden sonra öbür gün Modena’ya geçtik. Akşam yine MİLAD Diyalog ve Kültür Derneği’nin yemeği vardı…

Modena Eğitim Müşaviri Adriana Querze, bir konuşma yaparak, MİLAD’ın faaliyetlerini takdir etti. Sonra Novellara Belediye Başkanı Raul Daoli bir konuşma yaparak MİLAD’ın gayretlerini takdir ettiklerini, faaliyetlerine yardımcı olup hep desteklediklerini belirtti. Ondan sonra kürsüye gelen Campogalliano Belediye Başkanı Stefania Zanni, faaliyetlerini takdirle izlediği MİLAD Derneği’nin kendi belediyelerinde de bir faaliyet merkezi açmalarını istedi…

İtalyanlar müziği çok seviyorlar. Bizim ney ve kanun onların çok dikkatlerini çekiyor. Onun için bu sefer katıldığım dört yemekte de master öğrencimiz Gülbahar Günay’ın çaldığı kanun çok hoşlarına gitti, hep “Bravo! Bravo!” diyerek alkışladılar. Gülbahar, kanunu göstererek tanıttı ve tarihçesine geçerek, “Kanunu Farabî bulmuştur. Anlatıldığına göre, bir gün yolda giderken bir ağacın üzerinde ölmüş bir kuşun kurumuş bağırsağının bir keman teli gibi rüzgârın teması ile güzel bir ses verdiğine şâhit olmuş ve kanun yapmayı tasarlamıştır. Kanunun 78 teli vardır. Ayrıca Farabî musikinin insan psikolojisi üzerindeki tesiri üzerinde durmuştur.” dedi.

Kendisinin Romalı olduğunu, yine kendisi gibi Roma doğumlu bir arkadaşının Müslüman olup bir Türk hanımla evlenip İstanbul’a yerleştiğini, Üsküdar’da Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı’nda hizmet ettiğini söyledi. Dr. Giordani, Gümüşhanevî Hazretleri’nin Mecmuatü’l-Ahzab adlı eseri üzerine çalış

Masamızda hemen yanımda Modena Üniversitesi Edebiyat ve Felsefe Fakültesi, Dil ve Kültür Çalışmaları İslam Medeniyeti hocası Prof. Dr. Giordani Demetrio vardı… Kendisinin Romalı olduğunu, yine kendisi gibi Roma doğumlu bir arkadaşının Müslüman olup bir Türk hanımla evlenip İstanbul’a yerleştiğini, Üsküdar’da Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı’nda hizmet ettiğini söyledi. Dr. Giordani, Gümüşhanevî Hazretleri’nin Mecmuatü’l-Ahzab adlı eseri üzerine çalıştığını, İstanbul’da Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulduğu ve Hindli bir Müslüman tarafından Mecmuatü’l-Ahzab üzerine Farsça yazılmış bir şerh üzerinde çalıştığını ifade etti. Hindistan’da Serhend şehrine gidip İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin türbesini de ziyaret etmiş. Bende, dikkatli ve hassas bir sûfî izlenimi bıraktı… Baktım bu yemek sırasında bazı gençlerimiz yanına gelip saygı gösteriyorlar. Meğer onların hocası imiş…

Yine bizim masada, Modena Diyosezi Dinlerarası İlişkiler Mesulü Prof. Dr. Marko Colbellacci de vardı. Daha uzaktan masaya doğru gelirken gülümseyerek yanıma gelmişti. Daha önce (2012 Mayıs başı) dört yerde, Kur’an-ı Kerim’de Hz. Meryem ve Hz. İsa Aleyhisselam konulu konuşmalar yapmıştım. Birisi de Modena şehrinde olmuştu. Oradan hatırladığını söyledi…

Saat 24.00 olduğu halde salon dopdolu idi… Çok samimi bir hava vardı…

Modena, Türkiye’den gelmiş insanlarımızın en çok olduğu bir İtalyan şehri. Bir zamanlar Rusya’dan gelen bir sirkte işçi olarak çalışan insanlarımız bu sirkle Modena’ya gelmiş ve yerleşmişler. Bir dönem de İtalya bize vize uygulamadığı için gelenlerimiz olmuş. Burada câmi açmışlar. Çoğu taş döşeme işçiliği ile başlamışlar. MİLAD DERNEĞİ’nin güzel bir binası var. Türkçe, İtalyanca kursları veriliyor. İsteyenlere Kur’an-ı Kerim de öğretiliyor. Ayrıca bir kooperatif  binası olarak alınan tarihi bir binaları da var. Birinci Dünya Savaşı’nda İtalyan komutanın karargâhı olan bu binayı insanlarımız elden geçirip güzel bir yuva haline getirmişler. Düğünlerini, bayramlarını, cumalarını, kandil gecelerini buralarda geçiriyorlar. Yani bizimkileri toplayan  güzel bir yer olmuş…