Yazdır

Olacak şey değil

Yazar: Ekrem Dumanlı, Zaman Tarih: . Kategori 2012 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Atmosfer çok kirlenince, zihinlerin berrak kalması da, kalplerin duru olması da zorlaşıyor. Oysa bu ülkede hiçbir zaman saffet-i kalbiyeye duyulan ihtiyaç bu günkü kadar elzem hale gelmemişti. Bir sürü yalan-yanlış bilgi dolaşıma sokuluyor her gün. Kirliliği yoğunlaştırmak için yapılan bilgi bombardımanından etkilenmeyenler bile kimi zaman radyoaktif tesirler altında kalarak suizan kapılarının eşiğinde buluyor kendini. Son yalan rüzgârı Sözcü Gazetesi üzerinden estirilmeye çalışılıyor. Kırk sene düşünseniz aklınıza gelmeyecek bir dedikodu yayıyor bazı çevreler ve maalesef temiz zihinlerde bile iz bırakabiliyor kara propaganda. Neymiş? Güya Sözcü Gazetesi'ni "cemaat" çıkarıyormuş. İlk duyduğumda "Pes vallahi! Bunu kim uydurmuşsa ya çok hince ya da çok cince bir şeye yeltenmiş." demiştim. Meğer yanılmışım. İlmine, irfanına, iz'anına ve insafına güven duyduğum bazı gazeteci dostlarımda bile iz bırakıp geçmiş bu iddia. Ciddi ciddi inanıp bunu konuşanlar var. Demek dostlarını, arkadaşlarını hiç tanımamışlar. Üzücü bir durum. Elde ne var ki böyle bir yanılgıya kapılsın insanlar? Güya iddia o ki bahsi geçen gazetenin sahibinin oğlu cemaatten bazı kişilerle arkadaşlık etmiş vaktiyle. Öyle bir şey söz konusu olsa bile (ki öyle bir bilgiyi teyit etmiyor hiç kimse), bundan yola çıkıp marjinal yayınlar yapan bir gazeteyi bile "cemaat"ten saymak doğru mu? Kesinlikle hayır!

Çünkü "cemaat" dediğiniz kitle toplumun hemen her kesimiyle diyaloğu olan dinamik bir yapı. Özünde kavga olmadığı için herkesin kapısını rahatlıkla çalabilen, her zümreyle irtibat kurabilen bir kitleden bahsediyoruz. O kitleye uğrayıp geçmiş herkese "cemaat" etiketi yapıştırırsanız, bu ülkenin neredeyse tamamına böyle bir yakıştırma yapmak zorunda kalırsınız. 'Gazetede yazı yazdın onlardansın, gençken onlardan biriyle arkadaş oldun onlardansın, ticaret yaparken onlardan birine dokundun onlardansın, çocuğun şu okullara gitmiş onlardansın...' Sonu var mı bunun?

Vaktiyle Taraf Gazetesi için de benzer iddialar ortaya atıldı. Yalan iddialarını ispat edemeyenler son çare, "Taraf'ın dağıtımını Zaman yapıyor." gibi bariz bir bilgi yanlışını kamuoyuna sundu. 'Muhabirliğe filan gazetede başladığına göre' ya da 'falan gazetede yazarlık yaptığına göre' diye başlayan cümlelerin hiçbir anlamı yok.

"Cemaat"e başvuru dilekçesiyle girilmez, istifa dilekçesiyle çıkılmaz; gönüllülük esasına göre gelen gelir giden gider. O yüzden camianın en temel vasfı sivil, bağımsız bir sosyal gerçekliğe dayanmasıdır. Bu gerçeği atlayarak yapılan yakıştırmalar hem dostluğu zedeler hem de yanlış bir çıkarıma dayandığı için size güvenen insanları hatalı bir sahile savurur. Gerek yok ki...