Yazdır

Her dem "Yenilenme Cehdi"

Yazar: Suavi Kemal, Gerçek Hayat Tarih: . Kategori 2012 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Her dem Yenilenme Cehdi

"Her dem yeniden doğarız /bizden kim usanası" demişti Yunus Emre. Her an yeniden yaratılan bir kâinatta geçmişi taklit etmenin ötesinde anlamlı ve bize verilen emanete layık olabilmek, şükrümüzü ifade edebilmek için her an "diriliş" şuuruyla amel etme niyetinde olmalıyız. Fethullah Gülen'in sohbetleri esnasında kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplardan müteşekkil Kırık Testi Serisi'nin en yeni kitabı olan Yenilenme Cehdi işte tam olarak bu ihtiyaca binaen yayınlamış bir kitap. Aynı serinin bir önceki kitabı, Yaşatma İdeali adını taşıyordu. Yenilenme Cehdi'ni ise bu ideali daha uzun soluklu bir maratona dönüştürmek için gerekli bir yol haritası olarak görmek ve anlamlandırmak mümkün.

Son yüz elli yıldır "yenilenme" adı altında "yabancılaşma" süreci yaşayan ve yabancılaşmayı donmuş bir statüko haline getirenlerden farklı bir vizyona sahip elbette Yenilenme Cehdi. Nasıl bir fark var peki? Öncelikle Gülen, "Nasıl bir yenilenme?" sorusuna cevap verirken "Gerçek yenilenme" başlığı altında şu ikazda bulunuluyor: "Kök ve çekirdekteki safvet korunarak, veraset yoluyla geçmişten süzülüp gelen bütün kıymetlerin hâlihazırdaki düşünce ve irfan buğularıyla sentezleri yapılarak daha yeni, daha berrak tefekkür iklimlerine ulaşmaktır, gerçek yenilenme..."

Sanıyorum ki bu noktada eski ile kadim kelimeleri arasındaki farka dikkat etmek gerek. Kadim olanın bitmeyen tazeliği ve tazeleme gücü ile eskinin "mumyalanmış" tükenmişliği arasındaki farkı hissedebilmek ve yaşayabilmek için öncelikle kendimizi ve çevremizi, "mumyalanmış" eskimeye mahkûm yeniliklerin dışında Yenilenme Cehdini kaybetmeyecek kadim tazeliklere davet etme şuuru ve iradesine sahip kılabilmeli, bunu sürekli/sürdürülebilir bir coşkuyla tazeleyebilmeliyiz ki gözlerimiz hep zirveleri kollayabilsin, kanatlarımız " daha yukarılar" deyip her zaman gergin ve uçmaya hazır olabilsin...

Neredeyiz Ve Nereye Gidiyoruz?

Peki, tavsiye ettiği Yenilenme Cehdi niçin ve kimin için? İnsan ne adına ve neye karşı böyle cehd ile donanmış olmalı? Fani hayatta "yenilenmek" gerekir mi? Öncelikle baki olana hazır olmak ve bu dünyaya teslim olup baki olanı yitirmemek için Yenilenme Cehdi şart. Bu bulanık dünyada kıbleyi, istikameti şaşırmak adına vizyonumuzu sürekli yenilemeliyiz. Bu kolayca önümüze buyur edilecek bir nimet de değil elbette. Yenilenme Cehdi, Ali Çolak'ın satırlarından tam da böylesi bir mesainin yol haritasını sunabilecek bir kitap: "Hocaefendi, 290 sayfalık kitapta günümüz insanının, özellikle insanlığa hizmet için yola çıkan 'karasevdalılar'ın derdine derman olacak sorulara, her zaman olduğu gibi engince cevaplar veriyor. İslam tarihinin, Asrı Saadet'in aydınlık koridorlarında dolaştırarak, bir kere daha "neredeyiz ve nereye gidiyoruz?" sorusunu sorduruyor okura. Bu soruları sormak, yenilenmeye başlamak bir bakıma. Gülen'in yaptığı, Safranski'den ödünç alarak söylersek, masivada kaybolmak tehdidi altında bulunan insanın idealini, insana geri vermekten başka bir şey değil."

Sürekli kendini yenileyip bünyelerimizi zaafa sokan virüsler gibi kendisine kıyamete kadar mühlet verilen şeytan da nefsimizi esir etmek isterken kendini "yeni yöntemler" bulmak zorunda hissediyor. Dolayısıyla "aşılarımızı" yenilemeliyiz elbette. Mesela kibre kapılmamak, bir kibir abidesine dönüşmemek için Yenilenme Cehdi aşısına ihtiyaç var. Bize verilen maddi ve manevi emaneti israf etmemek için Yenilenme Cehdi aşısı gerekli. Geçmişten pişmanlık duymadan ibret alabilmek, tövbe etmenin yenileyici gücünden yararlanabilmek ve geleceğin belirsizliklerine korku duymadan, nefs adlı çarpıtan dürbüne teslim olmadan bakabilmek için Yenilenme Cehdi aşısına ihtiyacımız var. Kitapta yer alan bazı sorular bile nasıl bir davete muhatap olduğumuzu hissetmeye yeter. "Dindarlık ve dinî hassasiyet birbirinden farklı mı?", "Mü'minin Mü'mine karşı en büyük yardımı nedir?", "Suizan ve hasedin tedavisi adına neler yapılabilir?", "Şeytan herkese kendi sıkletine göre mi musallat olur?", "Hüsn-ü zanda hata etmek günah mıdır?"...

İnsan, iradesiyle insandır

İnsan olmanın, olabilmenin hassalarıdır hüzün, sancı ve umut. Çabalamalıdır bunlara sahip olmak isteyen. İstemelidir tüm hücreleriyle. İhtilal ihtimal olmaktan çıkmalı ve yıkılmalıdır manasızlıkla yoğrulmuş putlar hiç acı duymadan... İnsan aldansa da çoğu zaman, derinlere matuf bir mahlûktur; yapabilir. Lakin gerçek şu ki; derine inmek bir yana, o derine şöyle bir baş uzatıp bakmak dahi korkutur insanı, helecanlara gark olur, devam edemez, döner arkasını ve kaldığı yerden devam etme bahtsızlığına rıza gösterir. İşte o dönüp de kaldığı yerden devam etme bahtsızlığını gösterdiği nokta, Yenilenme Cehdi'nin başlangıç noktasıdır. Ve artık insanın bahtsızlığa kendisini teslim etme, o sinsi ve kokuşmuş yola geri dönme lüksü kalmadı. İradesini O'nun rızası için konuşturup nefsini yine O'nun rızası için susturabilirse insan, insan olmanın hazzına varacak ve vehimlerinin prangasından kurtulacaktır. Kitapta 'insan iradesiyle insandır' alt başlığına da bu zaviyeden bakılabilir. Kitabın içeriği farklı soru ve alt başlıklardan oluşsa da hemen her cümlede insanın Yenilenme Cehdi'yle kendisini formatlamasının kaçınılmaz olduğunu anlıyorsunuz: "Allah, insanı hayvan gibi belli sınırlar içinde yaratmamıştır. Tabir-i diğerle o, insiyaklarının kulu kölesi değildir. Allah insana irade vermiş ve lütfedeceği nimetleri de şart-ı adi planında iradesinin hakkını vermesine bağlamıştır. Gerçi insanın yaptığı amellerle Cenab-ı Hakk'ın ona lütfedeceği nimetler arasında tenasüb-i illiyet prensibine göre bir münasebet yoktur fakat Allah, lütuflarını ona bağlamıştır."

Eserde birbirinden orijinal tespit ve yorumlar da var. Bunların içindeki en ilginçlerinden biri de hiç şüphesiz insanın en büyük düşmanıyla ilgili: "...şeytan profesyonel bir müfsit, bir müzeyyin ve bir müsevvildir." Şeytan profesyonel olabiliyorsa insan âlâsını yapabilir. Ve bu dünyanın gerçekten de profesyonel insanlara ihtiyacı var.

Yenilenme Cehdi, talip olanlarının kendilerini her dem yeni tutma sanatını öğrenebileceği mektep hüviyetine sahip bir kitap. Öncelikle o mektebin talebesi olmaya talip olmak gerekiyor elbette..