Yazdır

Türkiye'de Din Özgür

Yazar: Milliyet Tarih: . Kategori Milliyet'te Yasemin Çongar'la

Oy:  / 5
En KötüEn İyi 

Son dönemde, İslami hayat tarzı ve dinsel özgürlükler üzerindeki baskı arttı mı?

Türkiye'de bana göre İslam hak ve özgürlükleri, hür düşünce, hür teşebbüs dünyada çok ender yerlerde varolan düzeydedir. Türkiye İran'dan çok müsaittir, çok yumuşaktır, hatta Suudi Arabistan'dan daha hürdür, dinsel duyguları açığa vurma, yaşama açısından. Güney Irak'tan, Libya'dan, Fas'tan, Tunus'tan, Cezayir'den daha hürdür. Bu hürriyetin kadri bilinmeli.

Daha fazla demokrasi istiyorsak, onu da demokratik yollarla istemeli. Türkiye'de hangi çizgide, hangi renkte, hangi dinde, hangi mezhepte olursa olsun herkesin bila kaydı şart üzerinde ittifak edecekleri bir mesele varsa, o da biraz daha demokrasi lazım.

Türkiye'de dini hayatı yaşama, düşünme adına bir kısıtlama yoktur aslında. Herkes şahsi ibadetini yapar, bir yönüyle ailevi çerçeve içinde Müslümanlığı yaşamasına kimse müdahale etmez.

Bazıları Müslümanlığın o yanını yaşarken ifrat etmişlerdir. Temel meseleler diyeceğimiz şeylerin yerine koyar gibi yapmışlardır, tali meseleleri. Buna karşılık bazıları da biraz rejim adına, siyasi ideoloji adına fazlaca hassas hale getirmişlerdir. Türkiye'deki kavga, ifratla tefritin kavgasıdır. Aklıselimin kavgası değildir. Birileri olmayacak şeyler istemiş, öbürleri de olmayacak şekilde karşı koymak istemişlerdir. Bu dengenin bulunması lazım. Kim bulacak bilmiyorum.

Sekiz yıllık kesintisiz eğitimi zorunlu kılan yasa ve İmam Hatiplerin akıbeti konusundaki görüşleriniz, İslami kesime mesajınız nedir?

İslami olan kesim, olmayan kesim diye bir ayrım beni rahatsız eden bir ayrım. Hiçbirimiz İslam'dan soyutlanmaya razı olmayız. O bizim dinimiz, damarımız, alyuvarlarımızdır. Ama birileri çıkıp onun bayraktarı gibi görünüyorlarsa, hakları var mı yok mu ayrı bir mesele.

Ne diyorlar: Bu Türk milleti de diyorlar, mecburi sekiz yıl eğitim yapsın, ben de arzu ederim, keşke 11 yıl mecburi eğitim yapsalar. Keşke herkes bir lise bitirmiş olsa, bu arada bir yabancı dil de öğrenmiş olsa. Güzel olur. Arzu ederiz bunu. Ancak bütün bunlar planlanırken problem orada çıktı. Burada da yine ifratla tefrit yaşandı.

Ben şahsen herkesi hoş görmek istiyorum. Bence Türk toplumu artık bir ölçüde kendini arayışı çok gerilerde bırakmış, ne olmaya çoktan karar vermiştir. Allah'a inanılması gerektiğine inanmışsa, onu bundan kimse geriye çeviremez. Ortaokuldan sonra mı, ilkokuldan sonra mı, liseden sonra mı, nerede fırsat bulursa dinini öğrenecek icabında. Kur'an'ını da öğrenecektir. Kur'anın mealini de öğrenecektir. Türk toplumunu bundan geriye çevirmek mümkün değildir.

Bence iki kesim de dengeli davranmıyor. Dengeli davranmakta yarar var. Acaba kesintisiz eğitim diyenler, dini eğitim yapılmasın mülahazasını mı taşıyorlar? Ben böyle düşünen, böyle diyenlerin hepsini töhmet altında bulundurmuş olurum. Onların hissiyatlarına saygısızlıkta bulunmuş olurum. Çünkü böyle diyenler aynı zamanda, başka projeler de teklif ediyorlar, diyorlar ki ilkokuldan din dersleri koyalım.

İmam Hatip'e ihtiyaç vardır. Atatürk zamanından bu yana hep açıla gelmiştir. En çok İmam Hatip açan da Sayın Süleyman Demirel'dir. İnönü döneminde de İmam Hatip açılmıştır. İlahiyat açılmıştır. Modernleştiğimiz, Batılılaştığımız bir dönemde bile bu süreç durdurulmamış. Türkiye'yi idare edenler de zannediyorum böyle bir şey teklif etmiyorlar. Bence bunu aklından geçirenler, bunu kafalarından çıkarmalılar. Bu, kavga meselesi oluyor. Öbürleri de İmam Hatip'te millet dinini öğrenemezse katiyyen öğrenemez gibi bir yanlış mülahazayı kafasından çıkarıp atsın. İmam Hatip'te okumadığı halde, ortaokulda, lisede okumuş, hiç ilahiyat görmemiş bir yığın imanlı ve bilgili insan vardır. İmam Hatip mevcudunun elli katı Allah'ına, peygamberine, Kur'an'ına inanan dünya kadar insan vardır.