Yazdır

Aczimendiler Bizden Değil

Yazar: Sabah Tarih: . Kategori Sabah'ta Hulûsi Turgut'la

Oy:  / 6
En KötüEn İyi 

"Kılık Kıyafetleri Ürkütücü"

Nur Cemaati liderlerinden Fethullah Gülen, "Aczimendi Olayı" konusundaki sorularımız üzerine, konuyu şöyle değerlendirdi:

Hulûsi Turgut: Günümüzde, bir "Aczimendi Olayı" var. Medyadaki görüntüsü ve siyasilerin beyanları ile bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fethullah Gülen: "Aczimendi", çok hassas bir konu. Bunlar, yeni çıktılar, yani üç-beş senelik ömürleri var.

Hulûsi Turgut: Bunların, Nur Cemaati ile bir alakaları var mı?

Fethullah Gülen: Bunlardan bazıları, belki Nur Cemaati ile çok ciddi alakası olan bazı zat'ların yanına gidip gelmiş olabilirler. Ben, başlarındaki zat'ı şahsen görmedim, ama kardeşini tanırım. Kardeşi veya ağabeyi, Elazığ'daki Albay Hulûsi Bey'in (Hulûsi Yahyagil) yanına gidip gelen, Hulûsi Efendi'ye çok yakın bir zat.

Ama Üstad Bediüzzaman, yani sistem, hizmet olarak, klasik manada, kendi tarifi içinde tarikatçı olmadığı gibi, Hulûsi Efendi tarikatçı değildir. Hiç kimseye tarikat vermesi de mümkün değildir. "Nur"a gönül vermiş insanlar arasında "Hulûsi Ağabey" diye anılırdı. O bir gazi Türk subayı idi. Kendisi, mübarek bir zat'tı. Nur'ları okur, izah eder, anlatırdı.

O'nun vefatından sonra, bunlar ortaya çıktılar. Sanki o ocak, bir tekkeymiş gibi. Hulûsi Efendi'nin, bunlara böyle ders vermesi mümkün değil. Böyle tarikatçılık olmaz. Yani, tarikatçılık değildir bu. Hulûsi Efendi'nin, bunlara böyle ders vermesi mümkün olmadığına göre, başka kimden almışlarsa, tabii onu söylemeleri lazım.

Hulûsi Turgut: Aczimendi'nin Anlamı Nedir?

Fethullah Gülen: Bediüzzaman, "Aczimendi"yi ifade olarak kullanmış. Yani, "aciz kul", "fakir kul" anlamına. Yani, kudret sahibi, "Allah"tır. O'na göre, biz aciziz, demektir. "Aczimendi" tabiri, bir tarikat ismi olarak tuhafıma gidiyor. Aslında "aczi" bizim bildiğimiz anlamda "acizlik" demektir. "Mend" kelimesi ise, Farsça "li-lı" takısıdır. Kısacası "aczimendi", "acizliler" karşılığında kullanılır. Yani, "aciz".

Onların kılık kıyafeti ürkütücü, ürpertici. Bu kılık kıyafet, bilmem detaya girer mi? Usule girmediği muhakkak. Usul, erkan-ı imamiye gibi, İslam'ın esasları gibi hususlardır. Allah'ın farz kıldığı, vacib kıldığı şeylerdir. Ve bunlar içinde de, usuller usulü, Allah'a imandır. Bir kere Efendimizin (sav) siyah giydiğine dair ben hiçbir rivayet bilmiyorum. Aksine, O'nun bazı hadislerinden mülhem, koskoyu, siyah giymenin tenzihen (eksiksiz) mekruh (yapılması istenmeyen) olduğuna dair fıkıhta rivayet vardır.

Efendimiz (sav) öyle kostüme çok önem vermedi yani. Neyi bulduysa, onu giydi. Bir defasında Efendimiz'in sırtında kırmızı bir gömlek gördüler. Çok da yakışıyordu. Hatta Cabir diyor ki: "Bir defasında ay'ın ondördüydü. Bir ay'a baktım, bir de O'na baktım. Vallahi söyleyemem ben, ay mı daha güzeldi, O'mu daha güzeldi?" Elbise, kendisine o kadar yakışmıştı. O kadar güzel yakışan elbiseyi görünce, "Ya Resulüllah, o elbiseyi bana versene" diyor, O da çıkarıp veriyor. Yani, şöyle hülasa (özet) edebiliriz: Efendimiz (sav) hususi böyle terzilere gidip, hususi elbise yaptırmıyordu. Kostüme, hususi önem vermiyordu. Ama, giydiği şeylerin hepsini, çok güzel giyiyordu. Çok temiz giyiyordu, pırıl pırıldı. Güzel kokular sürünüyor, imrendiriyordu.

Evet, bu açıdan kıyafet, detaya ait bir mes'eledir. O mes'ele ile bence ne kimseyi küstürmeli, ne de böyle yapmayan çizgi dışındadır, şeklinde görülmeli, telakki edilmeli. Bana göre, onlara da bir şey denmemeli. Yani öyle yapıyorlar, ediyorlar ama, fakat tabii, gönülleri Allah bilir. İnşaallah öyle değildir. Dilerim ben, şov yapıyor olmasınlar. Bir de "asa" vardı. Efendimiz'in, öyle yanında sürekli "asa" taşıdığına dair mevsuk (inanılır), muteber (itibarlı) kitaplarda ciddi birşey yok. Tabii harbe giderken, silahı vardı muhakkak.

Hulûsi Turgut: Tekvando gösterilerine ne dersiniz?

Fethullah Gülen: Vallahi onu hiç bilmiyorum. Biz, muhabbet fedaileriyiz. Öyle harb-ı darb'e, kine, kavgaya niyetimiz yok. Biz, binlerce ordu ile, binlerce yeri fethetmekten, beş-on insanın gönlüne girmeyi, onun ruhunu fethetmeyi yeğler ve tercih ederiz.