Allah'ın Halifesi

Allahu Teâlâ insana birçok nimetler bahşetmiş, onu pek çok ulvî duygularla serfiraz kılmış ve yeryüzüne halife olarak göndermiştir. Kur'ân-ı Kerim'de de, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.' (Bakara, 2/30) buyurularak anlatılmak istenen gerçek de bu olsa gerek.

Bazı müfessirler, insanın, Allah'ın halifesi olması yaklaşımını doğru bulmamışlardır. Çünkü halife, daha önce yaşayan bir melik veya sultanın vefatından sonra onun yerine geçen ve onun misyonunu temsil eden kişi demektir. Bu açıdan da insanın Allah'a halife olması söz konusu olamaz. Çünkü insan fânî, O ise, ezelî ve ebedîdir.

Ancak 'hilâfet' sözcüğüne değişik bir zaviyeden bakınca, insana halife denmesi de tecviz edilebilir. Şöyle ki Allahu Teâlâ eşyayı yaratan ve ona hükmeden biricik yaratıcıdır. 'Vallâhu halakaküm ve mâ ta'melun' (Saffat, 37/96) âyeti bu hususu gayet net olarak vurgulamaktadır. Yani, bizi, bizim davranışlarımızı, eşya ve hâdiseleri, varlığı, varlığın değişik görünümlerini yaratan sadece ve sadece O'dur. Bu açıdan da Allah (c.c) her şeyin sahibidir. Ancak, bütün bunlarla beraber O, insana eşyaya müdahale etme hakkını da vermiştir. Melekler ve cinler ise böyle bir hakka sahip değillerdir.

İnsan, Cenâb-ı Hakk'ın, tabiat kitabıyla yaratıp ortaya koyduğu bağ ve bahçelere ayrı ayrı şekiller verebilir.. iradesini kullanarak -Allah'ın izniyle- dünyayı değiştirebilir devletler kurup ve yine devletler muvazenesinde hakim hâle gelebilir.. Cenâb-ı Hakk'ın nâm-ı celilini her yerde bayraklaştırabilir bayraklaştırabilir ve 'Ruh-i Revan-i Muhammedi'yi bir şehbal hâlinde en yüksek burçlarda bayrak gibi dalgalandırabilir. İşte, kendisine, eşyaya bu kadar engin müdahale hakkı verilen insan, bu mânâda Cenâb-ı Hakk'ın tam bir halifesidir. Yani Allahu Teâlâ kendisinin isteme ve dilemesiyle, yine kendisinin yaratmasına bağlı olarak insanı eşyaya müdahale etme gibi bir şerefle şereflendirmiştir.

İnsan, Cenâb-ı Hakk'ın Esmasının bir nokta-i mihrakiyesi ve âdeta O'nun yüce tecellilerinin temerküz noktası gibidir. Evet Allah, bütün esmasıyla tecelli buyurup kâinatı, daha sonra da daha farklı tecellilerle insanı yaratmıştır. Sadece o isimlerin bazılarına mazhar olmuş, eşya ve hâdiseleri, onlara ait hususiyetleriyle bilmeyen melâike-i kiram ve cinlerin eşyaya müdahalesi, meselenin metafizik yanını teşkil eder. Oysaki insanın, hem fizik hem de metafizik, hem ruh hem de maddeye müdahale isti'dadı vardır. İşte insan bu yönleriyle, Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinin cami bir aynasıdır ki, Allahu Teâlâ, 'Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım' (Bakara, 2/30) buyurarak, bu hakikatı meleklere duyurmuş, onlar da insana verilen bu şerefi takdirle karşılamışlardır.

Evet beşer, Allah'ın başına koyduğu insanlık tacıyla tam bir halifedir ve O'nun aziz kılmasıyla da azizlerden azizdir. Tabiî, Allah isterse onu zelil kılıp tepeüstü de getirebilir. Öyleyse insan, kendisine hilâfeti lütfeden Zat'a ciddî bir teveccühle sımsıkı sarılmalı ve 'kemer beste-i ubudiyet' içinde O'na karşı kulluğunda bir lâhza bile kusur etmemeye çalışmalıdır.

Pin It
  • tarihinde hazırlandı.
Telif Hakkı © 2024 Fethullah Gülen Web Sitesi. Blue Dome Press. Bu sitedeki materyallerin her hakkı mahfuzdur.
fgulen.com, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin resmî sitesidir.