Sahabenin Büyüklüğü

Sahabe, enbiyâdan sonra, ittifakla insanlığın en büyükleridirler. Mutlak fazilet enbiyâya aittir ve onlara kat'iyen yetişilmez. Onlardan sonra sahabe gelir, bununla birlikte, hususî bazı faziletlerde, -mutlak fazilette değil- Benî İsrail peygamberlerinden bazılarının seviyesine erişen sahabilerin varlığından söz edilebilir.

Tekrar ediyorum bu, bazı sahabinin bazı faziletlerde, bazı peygamberlere ulaşması demektir. Aynı şekilde, hususî bazı faziletlerde Şah-ı Geylânî, İmam Rabbânî, Muhammed Bahauddin Nakşibend gibi zatlar, bir kısım hususî fazilette, "mercûhun râcihe rüçhaniyeti" esasına binaen, sahabiyle omuz omuza olabilir. Ancak, dünden bugüne, her zaman din adına sözleri hüccet, akılları kalbine yâr, kalbleri de akıllarına yâr, sineleri ulûm-i dîniye, akılları fünûn-u medeniye ile aydınlanmış, her asırda İmam Ebû Hanife ve İmam Şâfiî gibi müeddeb zatlardan müteşekkil cumhurun ittifakıyla, enbiyâdan sonra mutlak fazilet, sahabe-i kirama aittir.[1]

O kadar ki, çoklarınca ilk müceddit kabul edilen ve hususî bazı faziletlerde çok önde olan Ömer İbn Abdülaziz Hazretleri bile, bu hususta sahabenin en küçüğüne yetişemez. En büyük velilerden İmam Rabbânî de mutlak fazilette: "Ömer İbn Abdülaziz, Vahşî'nin ancak atının burnundaki bir toz olabilir." hükmünü vermiştir.[2]

[1] Irâkî, et-Takyîd ve'l-îzâh, s.295; Azîmâbâdî, Avnü'l-Ma'bûd, 12/248.
[2] İmam Rabbânî, el-Mektûbât, 1/70 (58. Mektup).

Pin It
  • tarihinde hazırlandı.
Telif Hakkı © 2024 Fethullah Gülen Web Sitesi. Blue Dome Press. Bu sitedeki materyallerin her hakkı mahfuzdur.
fgulen.com, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin resmî sitesidir.