Fethullah Hoca'nın Okulları, Kıskançlık Histerileri

Cumhurbaşkanı Necdet Sezer'in Orta Asya'ya yaptığı ilk seferin ardından bölgedeki Türk okulları tekrar gündeme geldi. Olay köşe yazılarına, manşetlere kadar taşındı (dünkü Akşam'ın manşeti son örnek). Diplomatik ve ticari anlamda neler kazandığımızdan ya da nelerin eksik kaldığından çok kimi hazım sorunu çeken çevrelerce bölgede faaliyet gösteren okullar gündeme getirildi. Bu okulların yapılanma ve önerdiği insan tipi anlamında eleştirilerimi saklı tutmakla birlikte şu gerçeğin altını çizmek gerekiyor. Bu okullar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde dış politikada gerçekleştirdiği (gerçekleşmesine izin verdiği) belki de tek stratejik kültürel hamle olarak kabul etmek gerekir. Türkiye ilk defa bu kadar geniş ölçekli, stratejik bir operasyonu gerçekleştirme başarısını göstermiştir. Bunu yaparken de ülkenin yerli potansiyeli harekete geçirilerek jeo-kültürel bir hinterland oluşturulmaya çalışılmıştır. Devlet, hem insan potansiyeli hem de mali kaynakları açısından yapamadığını, yerli/sivil birikimlerin harekete geçmesine en azından izin vererek; çok daha etkin bir varlık ortaya konmuştur.

Ancak Türkiye'de öyle bir kesim hem de etkin/azınlık var ki, ideolojik taassupları ve sınıfsal çıkarları yüzünden ülkenin sorunlarına bütüncül bakmayı bir türlü beceremezler. Bu kesim sınıf dayanışmasını ülkenin bütünlüğüne, ideolojik bağnazlıklarını memleketin önüne yeni ufukların açılmasına tercih ederler.

Cumhurbaşkanı'nın ziyareti nedeniyle Özbekistan'daki okullar tekrar gündeme geldi. İslam Kerimov'un değil sadece Fethullah Hoca'nın okullarına resmi Türk okullarına bile izin vermediği, Türkiye adına her türlü teşebbüsün önü kesildiği bir dönemde, bunun hesabını sormaktan çok Kerimov'un yanında yer almayı tercih eden kesimin tavrı hiç de yeni değil bir tavır değil. Stalinist eğilim sözde demokrat diktatörlerden yana durarak, hoşa gidecek birkaç söz karşılığında işbirlikçilik yapmanın hangi psikolojik temellere dayandığını gayet iyi anlıyorum. Bu okulların irtica yuvası olduğundan şikayet eden Kerimov'dan yana çıkanlar neden resmi okulların kapatıldığını gündeme getirmezler? Türk iş adamlarına olmadık zorlukların çıkarılmasının yani Türkiye'nin bu ülkeden kovulmasının anlamını kavrayamayacak kadar aşiret körlüğüne düşmüş sözde aydınlarla kuşatılmış durumdayız. "Türkiye İran gibi Orta Asya'ya gericilik mi ihraç edecek"miş... "Laik Türkiye, İran'ı İslam Devrimi'ni ihraç etmeye kalkmakla suçlarken, kendisi Özbekler tarafından aynı nedenle suçlanıyor!.."muş.

Beyler utanıyormuş Türkiye'nin bu hale gelmesinden. Oysa, Sovyet sonrası kurulan tüm ülkeler demokratik yapılanmaya geçerken Türk cumhuriyetlerinin başına geçen, ömür boyu başkanlıklar ihdas eden, dikta rejimlerine destek vermekten hiç utanmadılar. Aynı çevrelerin 28 Şubat sürecine de alkış tutması hiç de tesadüfi değil.

Memleketin nereye gittiği, gücü, halkın hayat standardı onların umurunda değil. Zaten standartları her zaman yüksek olmuştur.

Özellikle Özbekistan'da okulların kapatılması bu okullarda verilen eğitimin muhtevasından çok Türkiye'nin bölgedeki varlığına yönelik bir tavır olarak okunması gerekir. Cumhurbaşkanı ile bölgeye giden resmi heyet, zaten kapatılmış olan tüm okullardan hiç olmazsa birkaç resmi okulun açılmasına izin verilmesi için talepte bulunmuştur. İşin teknik detayı bir yana, hakim söylemi dillendiren (indoktrine eden) entelijansiyanın Fethullah Hoca çevresine ait okullarının kapatılması karşısında duydukları memnuniyetin arkaplanında yatan zihinsel yapının, daha doğrusu patolojik olayın iyi deşifre edilmesi gerekir.

Bu zamana kadar ülkeyi içine kapatan, kendine güveni olmayan, aşağılık komplekslerini aşırı milliyetçi bir söylemle bastırmaya çalışan resmi entelijansıya kendi dışında birilerinin Türkiye adına iş başarmış olmasını bir tür kıskançlık histerisiyle engellemeye çalışıyor. Velev ki bunlar bizzat devlet desteği ile gerçekleştirilmiş proje olsa bile.

Okulların kapatılmasından duyulan sevinç aşiret anlayışına özgü bir dar görüşlülüğün, kıskançlığın somut göstergesinden başka bir şey değildi. Söylemlerini ne kadar çağdaş, ileri gibi sıfatlarla takviye ederlerse etsinler Türkiye'ye ve dünyaya bakışları pek farklı değil.

Pin It
  • tarihinde hazırlandı.
Telif Hakkı © 2025 Fethullah Gülen Web Sitesi. Blue Dome Press. Bu sitedeki materyallerin her hakkı mahfuzdur.
fgulen.com, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin resmî sitesidir.